cerrahi.gen.tr https://www.cerrahi.gen.tr Cerrah, Cerrah Türleri ve Görevleri tr-TR hourly 1 Copyright 2019, cerrahi.gen.tr Thu, 25 Aug 2016 00:00:00 +0000 Thu, 23 May 2019 00:00:00 +0000 60 Robotik Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/robotik-cerrahi.html Thu, 15 Nov 2018 01:12:06 +0000 Robotik cerrahi, branş ayırt etmeksizin neredeyse her branşta kullanılan, laparoskopik cerrahi tekniğiyle gerçekleştirilen tüm cerrahilerde kullanılabilen bir teknolojidir. Robotik cerrahi, halk arasında kapalı ameliyat olarak Robotik cerrahi, branş ayırt etmeksizin neredeyse her branşta kullanılan, laparoskopik cerrahi tekniğiyle gerçekleştirilen tüm cerrahilerde kullanılabilen bir teknolojidir. Robotik cerrahi, halk arasında kapalı ameliyat olarak isimlendirilen tüm müdahalelerde kullanılmaktadır. En fazla tercih edildiği ameliyatlar, safra kesesi, prostat, kalp-damar, kadın hastalıkları ameliyatlarıdır. Günümüzde minimal invazif cerrahi olarak tanımlanan ve çağımızın yeni cerrahi akımlarından biri olan robotik cerrahide amaç, hastaya müdahale anında organların korunması ve cerrahinin gerçekleştirildiği alanda bulunan dokulara daha zarar vermemektir.

Robotik cerrahi neden kullanılır

Açık ameliyatlarda hastanın karnına çok daha büyük bir kesi açılır. Robotik cerrahide bölgeye küçük bir kesi açılarak müdahalede bulunmak tabii ki çok daha sağlıklı, güvenilir ve pratik bir işlemdir. Bu tür ameliyatların tercih edilmesinde en önemli faktör kanama riskini azaltmak, bölgede enfeksiyon gelişmesini önlemek ve cerrahiden sonra iyileşme sürecini kısaltmaktır.

Robotik cerrahide üç boyutlu olarak bütün ameliyat boyunca ilgili bölge en ufak ayrıntısına kadar görüntülenir. Cerrahın elle müdahale yapamadığı yerlere robotik cerrahi sayesinde ulaşılır. Cerrahta el titremesi nedeniyle gelişebilecek handikaplar robotik cerrahi sayesinde gerçekleşmez ve çevre dokulara zarar vermez. Kullanılan robotların sınırsız hareket kabiliyeti vardır. Bu özelliklerinden dolayı birden fazla cerrahi aletin ameliyatta etkili olmasını sağlar.

Robotların özellikleri nelerdir

Robotik cerrahi tebliğinde kullanılan robotların en önemli özelliklerinden biri 7 derece serbest hareket etme kabiliyetidir. Robotların uç kısımlarında hareketi sağlayan, kendi çevrelerinde 540 derece dönme kabiliyeti olan özellikleri vardır. Üretim anında kullanılan mühendislik teknolojisi sayesinde insan bileğine uyumlu olarak geliştirilmiş olan robotlar, insan bileğinden çok daha ufaktır ve insan bileğinin müdahale edemeyeceği birçok noktaya rahatlıkla ulaşılabilmektedir.

Günümüzde tercihe dilen laparoskopik cerrahilerde tek kamerayla görüntü alınabilmektedir. Bu görüntüler eski teknolojilerle donatılmış olduğu için her zaman kesin bilgi vermeyebilir. Robotik cerrahi tekniğinde kullanılan kameralar her bir göze farklı görüntülerin yansımasını sağlar ve görüntüler yüksek çözünürlükte olur. Cerrahi müdahale koltuğunda oturan cerrah bu sayede tıpkı kendi gözüyle görebileceği özellikteki görüntüleri izleme fırsatı bulur. Cerrahiyi yöneten hekim, bu teknik sayesinde kendini çok rahat hisseder. Cerrahinin gerçekleştiği bölgeyi üç boyutlu olarak inceleyerek robotik enstrümanları kolaylıkla kontrol eder. Cerrah oturduğu yerden ameliyatı yönettiği için yorgunluk hissi yaşamaz. Yorgunluğa bağlı gelişen komplikasyonların gelişme olasılığı en aza indirilir. Ayrıca robotik cerrahi tekniğinde başarı oranı oldukça yüksek olur.

Robotik cerrahi avantajları
  • İyileşme sürecinin kısa olması robotik cerrahinin sunmuş olduğu en önemli avantajlardan biridir. Ameliyat anında çok ufak kesiler açıldığı için hastalar sağlıklarına daha çabuk kavuşabilir.
  • Robotik cerrahi sayesinde kanser kontrolü mükemmel bir şekilde yapılabilmektedir. Robotik cerrahi ile yalnızca kanser oluşan sınırlı bölgelere ulaşılarak sağlıklı dokulara zarar verilmez.
  • Robotik cerrahi sonrası hastada ağrı yaşanma riski çok daha azdır. Bu nedenle de kullanılan ağrı kesici oranı daha az olur. Çoğu hastada ağrı kesici kullanımına bile gerek duyulmaz.
  • Robotik cerrahi estetik açıdan da oldukça avantajlıdır. Kesilerin çok ufak ve göbek deliğinin altı olması estetik anlamda kötü görünümün olmamasını sağlar.
  • Robotik cerrahi sonrası hastanede kalış süresi çok daha kısadır.
  • Hasta günlük aktivitelerine kısa sürede dönebilir.
  • İnfeksiyon riski, kan nakli ihtiyacı ve komplikas]]> Kozmetik Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/kozmetik-cerrahi.html Thu, 15 Nov 2018 15:00:22 +0000 Kozmetik Cerrahi: Diğer adıda plastik cerrahi olan kozmetik cerrahi estetik ve rekonstrüktif cerrahi (onarım cerrahisi ) ile de ilgilenir. Kozmetik cerrahi normal vücut yapılarını yeniden şekillendirerek kişinin gö

    Kozmetik Cerrahi: Diğer adıda plastik cerrahi olan kozmetik cerrahi estetik ve rekonstrüktif cerrahi (onarım cerrahisi ) ile de ilgilenir. Kozmetik cerrahi normal vücut yapılarını yeniden şekillendirerek kişinin görünüm ve kendini algılayışını geliştirir. Rekonstrüktif cerrahi ise doğuştan ya da sonradan ortaya çıkan sebeplerle oluşmuş normal olmayan vücut yapıları üzerinde uygulanır  ve ilk önceki gayesi etkilenen vücut yapılarının işlevlerini olabildiğince geri kazandırmaktır.
    Dış görünüm modern hayatta önemli bir unsur haline gelebilmektedir ve bu nedenle günümüzde insanlar sadece psikolojik olarak değil dış görünüşleriyle de kendilerini iyi hissetmek istemektedir. Kozmetik cerrahi hoşa gitmeyen vücut yapılarını yeniden şekillendirerek, kişinin görünüm ve kendine bakışını geliştirip özgüvenini geri kazanmasına yardımcı olur.

    İnsan sosyal bir varlık olup ve kişinin kendine bakışı insanlarla olan ilişkilerini ve dolayısıyla tüm hayatını doğrudan etkiler. Kendine bakışının iyi yönde gelişmesi kişinin sadece toplum içinde değil, yalnız başına kaldığında da daha çok kendi ile barışık, huzurlu ve özgüvenli olmasını sağlar. Dış görünüşünden memnun olan kişiler işlerinde daha verimli olur, ilişkilerinde kendilerini özgüvenli ve değerli hissederek, diğer insanlara daha olumlu yaklaşır. Sonuç olarak, kişinin kendisi, çevresi ve hayatlı daha sağlıklı ve verimli olur.

    Güzellik zaman ve mekan ile değişen göreceli bir kavramdır. Kozmetik cerrahinin gerekli olup olmadığı o kişinin kendi karar olmalıdır. Kozmetik cerrahlar bu aşamada kendi bilimsel birikimlerini ve deneyimlerini anlatarak kişiyi bilgilendirir, mantıklı ve elde edilebilir bir seçeneğe yönlendirirler.

    Estetik - Kozmetik Girişimlerin Uygulama Alanları Şunlardır:

    • Burun şekil bozuklukları ,
    • Yüz kemiklerinde oluşan şekil bozuklukları ,
    • Çene kemiğindeki şekil anomaliler, 
    • Karın, bacak ve  kollarda aşırı yağlanma, yağ birikimindeki şekil bozuklukları ,
    • Meme orantısızlığı (büyüklük-küçüklük) ve göğüste oluşan sarkmalar ,
    • Cilt sorunları olan; kırışıklıklar, istenmeyen leke ve dövmeler, görünümü kötü olan izler,
    • Yüzde oluşan yaşlanma, yüz-boyun cildinin ve kaslarının sarkması, kırışma,
    • Alt-üst göz kapağı sarkmaları ,
    Doğumsal Eksiklikler Ve Gelişimsel Anormalliklerin Onarımı:

    • Doğumsal lekeler, benler, hemanjiomlar ,
    • Anormal derecede büyük meme gelişimi ,
    • Dudak ve damak yarıkları ,
    • El, parmaklar ve kol anomalileri ,
    • Yüz, yüz kemikleri ve kafatası şekli  bozuklukları ,
    • Kepçe kulak ve diğer kulak bozuklukları ,
    • Kadın ve erkek ürogenital sistem gelişim bozuklukları ,
    Travma Ve Hastalıklar Sebebiyle Sonradan Gelişen Anormalliklerin Onarımı:

    • Keskiler, yara izleri
    • Yanıklar ve izi kalmış yanık yaralarının tedavisi,
    • Yumuşak doku yaralanmaları ,
    • Baş boyun, gövde ve extremitelerde oluşan şekil bozukluğu ve onarımı ,
    • Kanser ameliyatları ya da yaralanmalar sonrasında kazanılan memenin kayıpları, şekil bozukluğu ,
    • İyileşmeyen yaralar, yatak başı yaraları,
    •  Acil parmak, el, kol ve kulak yaralanmaları, kayıpları,
    • Çene yaralanması, kırıkları, çene şekil bozuklukları,
    • Yüz kemiğinde oluşan kırıklar, yüz yaralanmaları, yüz felci ,
    • Göz kapağı yaralanmaları, sarkmaları ya da görmeyi engelleyebilen bozuklukları ,
    • Kazalardan sonra oluşmuş her türlü yumuşak doku eksiklikleri,

    Kozmetik cerrahide, bütünü oluşturan yapıların aralarındaki oransızlık durumları düzeltilir. Böylece insanda yaşama sevincini artıran estetik görünüm elde edilir. Kozmetik cerrahi, ameliyatın sanatsal yönü ile yaşama sevinci vererip, beklenti ve gereksinimleri karşılaması gereklidir. Hastanın kusurlu bulduğu organları, orantısızlıklar hastanın özgüvenini zedeleyebilmektedir.

    ]]> Kalp Damar Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/kalp-damar-cerrahisi.html Thu, 15 Nov 2018 15:22:59 +0000 Kalp damar cerrahisi, kalp cerrahları aracılığıyla gerçekleştirilen kalp veya 4 önemli damar üstünde yapılan cerrahi operasyonlardır. Genellikle, endokardit, akut romatizmal ateş, ateroskleroz benzeri nedenlerden doğan iskem Kalp damar cerrahisi, kalp cerrahları aracılığıyla gerçekleştirilen kalp veya 4 önemli damar üstünde yapılan cerrahi operasyonlardır. Genellikle, endokardit, akut romatizmal ateş, ateroskleroz benzeri nedenlerden doğan iskemi kalp krizi, konjenital kalp rahatsızlıklarıylada kalp kapağı hastalıkları benzeri komplikasyonaları iyileştirme etmek amaçlı yapılır. Bu cerrahi kalp nakli konusunu da içermektedir. 


    Yirminci asrın ortalarında ise bilim insanlarının önemli çabaları ve cesaretli cerrahların girişimleri ile açık kalp cerrahisi meydana geldi. 1953'te önce oldukça başarılı operasyonunu, 1955 ve 1956'da başarılı gelişmeler bu olayı takip etti. Doğuştan kalp hastalıkları bu suretle düzeltilmeye başlamışken 1960'da önemli ölçüde işlevlerini kaybetmiş durumda olan kapakların mahaline suni kapakların takılmasına başlandı. 1967'de insandan insana kalp nakli tarif ettiği operasyon tekniğine dayanarak aracılığıyla gerçekleştirildi. Kalp kapak hastalıklarında mekanik kapak protezleri: 1950'lerde önce valvüler kapak protezinin pekiştirilmesi ve 1960'larda önce kalp içi kapak protezinin uygulanmasının ardından, bilhassa tamiri olası olmayacak derecede hasar görmüş doğuştan veya sonradan olma kalp kapak protezi ameliyatları yaygınlaşmış ve benimsenmiştir. Günümüze dek kalp damar cerrahisi için ideal yapıda kapak protezi geliştirilememiştir. Bazı hastalıklar neticesinde bozulan kapakçıkların düzeltilmesinde farklı plastik operasyonlar yapılmakta ise de, hasta olanların önemli bölümüne prostetik (takma) kapak gerekiyor. Çağdaş kalp kapak protezleri hala onay edilen tek nisbette operasyon sonucu vefat ve rahatsızlık durumu ile uygun kapak ile değiştirilmekte; fakat kalp ve damar içi pıhtılaşmalar, kanama, takma kapağa ilişkili kalp iç duvarı irini, kan hücreleri parçalanmasına ilişkili kansızlık ve sarılık ve dejenerasyon benzeri sorunlar meydana çıkmaktadır. İdeal tek prostetik kapakçık üretmek amaçlı yaygın tek biçimde çalışılmaktadır. Kalp kapak protezlerinin ilki 1952'de aort yetmezliği durumda olan hasta kişiye kafes-top prensibinin kullanıldığı sun'i kalp kapağı protezinin takılmasıyla uygulandı. Kalp damar cerrahisinde kapak tamirine karşı operasyonlar geliştirilmeye çalışılırken ileri derecede hasara uğramış kapaklarda, kapak yapıları yeterli oranda tamire olanak vermeyecek derecede ise kalp damar cerrahisinde nakil söz konusu olabilmektedir.

    İlk Kalp Nakli,

    İnsanlarda ise önce oldukça başarılı kalp nakli 3 Aralık 1967'de Cope Town'da (Güney Afrika), Barnard aracılığıyla yapılmıştır. Ocakta 1968'de ise Stanford üniversitesinden Norman Shumway ortopetik teknikle kalp naklini gerçekleştirmiştir. Bu teknik en fenomen tekniktir. Kalp hastalığının son çağında yer alan ve beklenen hayat ömrü 6 ay veya ek olarak az durumda olan hastalar transplant adayıdırlar. Hasta Olanların % 80-90'ı son dönem iskemik (kalp atardamar tıkanıklığına ilişkili kalp beslenme bozukluğu) kalp hastalığı veya nedeni bilinmeyen kardiomiyopati (kalp kasının hastalığı) dir. Çocukluk yıl grubunda ise öncelikli sırada kardiomiyopati gelir. Kalp damar cerrahisi doğuştan oluşmuş kalp kasındaki bozuklukları, endokardial fibroelastosis (kalbin sertleşmesine neden olabilen tek rahatsızlık) ve Doxorubisin isimli ilaca ilişkili kardiomiyopati öbür sebeplerdir. 
    ]]> Gastroenteroloji Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/gastroenteroloji-cerrahisi.html Fri, 16 Nov 2018 07:36:41 +0000 Gastroenteroloji Cerrahisi; Gastroenteroloji karaciğer, bağırsak ve mide rahatsızlıkları ile ilgilenen bilim dalıdır. Gastro enterolojie bağırsakları, latincede mideyi ifade eder. Gastroenteroloji uzman doktorları iç hastal Gastroenteroloji Cerrahisi; Gastroenteroloji karaciğer, bağırsak ve mide rahatsızlıkları ile ilgilenen bilim dalıdır. Gastro enterolojie bağırsakları, latincede mideyi ifade eder. Gastroenteroloji uzman doktorları iç hastalıkları eğitimini tamamladıktan sonra daha sonradan da gastroenteroloji bilim dalında da ihtisas yaparlar.

    Gastroenteroloji uzmanları bağırsak, karaciğer, yemek borusu, mide, ve pankreas hastalıklarının tanısı ve tedavisi için özel tetkik yöntemlerini kullanırlar.

    Gastroenteroloji Cerrahisi Muayeneler İçin Kullanılan Cihazlar Şunlardır;

    Gastroskop :

    Panendoskop veya Özofagogastroduodenoskop ile mide ,yemek borusu ve 12 parmak hastalıklarının tanısı konulduğu gibi bazı rahatsızlıkların tedavisinde yardım alınan cihazdır.

    Elektronik ve Fiberoptik olan bu cihazlar kullanım gayelerine göre çok çeşitlilik gösterebilir. Tek bantlı ve çok bantlı yapıda olabilir. Mültiband cihazlar ise özel eğitim gerektirmektedir.

    Gastroskopik tetkik esnasında hastalığın teşhisi koymak için hasta olan bölümlerden küçük parçalar alınması gerekebilir. Buna biyopsi adı verilir. Biyopsi alma sırasında hasta ağrı duymaz. Biyopsi almanın genellikle, bazı durumlar haricinde herhangi bir sakıncası yoktur. Multiband gelişmiş endoskoplarda hastalığın görüntüsü çok belirgin olduğu için biyopsi almak gerekmeyebilir.

    Gastroskopik tetkik için hastanın 8-10 saat aç karnına olması gerekir, boğazın uyuşturulması muayene için yeterli olamaktadır. Ama bu muayeneden aşırı korkan hastaların kısa süreliğine uyutularak da muayenesi yapılmaktadır. Bu muayene yaklaşık 3-5 dakika sürmektedir. Hastanelerde bu muayene genellikle uyutularak yapılmaktadır. Hasta dilerse muayene uyutulmadan da yapılabilir. Birçok mide hastalıkların tanısı gerek görülmedikçe gastroskopik muayene ile konulabilir.

    Gastroskopik Tetkik Yapılan Rahatsızlıkları Şu Şekilde Açıklayacak Olursak;

    • Yemek borusunda varis, tümör, yanıklar, polip, iltihap, divertikül, reflü hastalığı
    • Midede iltihap, ülser, polip, damarsal hastalıklar, yabancı cisimler, mide içinde safra, tümörler, midenin giriş ve çıkış kısmındaki darlık ve genişlemeler, evvelce yapılmış mide ameliyatları,
    • Duodenum (12 parmak bağırsağı), ülser, daralma, damarsal hastalıklar, çölyak hastalığı, tümör, ana safra kanalının barsağa açılmış olduğu bölge hastalıkları bu muayene ile ortaya çıkarılabilir.

    Kolonoskop :

    Kalın bağırsak rahatsızlığının teşhisinde kullanılan cihazdır. Muayene anal yoldan yapılır. Bu muayenenin yeterli ve başarılı olması için kalın barsağın bazı ilaçlarla dışkıdan temizlenmesi gerekmektedir. Gastrostroskopik muayene hasta 8-10 saat aç olduğu durumlarda muayene günü yapılabilir ama kolonoskopik muayene için hastaya 3-4 gün sonrasına randevu da verilebilir. Bu süre zarfında muayenenin başarılı olması için hastaya bazı gıdaları yememesi söylenmelidir. Muayeneden bir gece önce, bağırsak temizliği için yazılan reçetedeki ilacı içmesi söylenir. Ertesi sabah da kalın bağırsağın özellikle son kısıının temizliği için ek olarak hazır lavman yapılır. Lavmanı hasta evde kendisine uygulayabilir veya gerek görülürse de hastanede uygulanabilir.

    Kolonoskopik muayene uyutularak yapılır ama hasta dilerse uyutulmadan da yapılabilir. Hastanın aç olması gerekir.

    Duodenoskop :

    Duodenoskoplar özel endoskoplardır, yandan aydınlatmalıdır. Duodenoskoplar pankreas kanalı hastalıklarının ve safra yolları rahatsızlıklarının teşhis ve tedavisinde kullanılır. ERCP veya ERKP gibi isimlerle anılmaktadır.

    Endoskopik Ultrasonografi :

    Yemek borusu, pankreas, mide duodenum, safra kesesi ve yolları hastalıklarının teşhisinde kullanılır.

    Gastroskopik muayenede mide, yemek borusu, ve duodenumda meydana gelen kabarıklıkların teşhisi tam olarak konulamadığı zaman hastalara bu muayenenin yapılmasını, ayrıca mide bağırsak kanalında gör]]> Cerrahi Bone https://www.cerrahi.gen.tr/cerrahi-bone.html Sat, 17 Nov 2018 07:35:50 +0000 Cerrahi Bone: Sağlık çalışanların kullandığı cerrahi bone genellikle ameliyata girilirken tercih edilir. Hem hastanın sağlığı için hemde çalışanların sağlığı için kullanılır. Cerrahi boneyi sadece doktorla Cerrahi Bone: Sağlık çalışanların kullandığı cerrahi bone genellikle ameliyata girilirken tercih edilir. Hem hastanın sağlığı için hemde çalışanların sağlığı için kullanılır. Cerrahi boneyi sadece doktorlar kullanmaz. Sağlık çalışanlarının hepsinin kullanılması önerilir. 

    İnsan vücudu öyle bir yapıya sahip ki hemen mikrop kapabilir. Hele de ameliyat olacak hastanın vücudu zaten hassas dışarıdan gelen mikropları almaya meyilli o yüzden çok dikkat edilmelidir. Ameliyat esnasında sadece cerrahi bone kullanılmaz. Aynı zamanda ameliyat esnasında kullanılacak kesici aletler, makineler gibi cerrahi aletler sık sık temizlenmelidir. 

    Hastanın sağlığı için cerrahi bone,

    Ameliyat çalışanları cerrahi bone olmadan ameliyata giremediği gibi ameliyat eldiveni olmadan da ameliyata giremez. Sağlık bakanlığı hasta ve hastane çalışanlarının sağlığı için kullanılmasını zorunlu kılmıştır. 

    Ameliyathane bulunan sağlık çalışanların saçlarını tamamen kapatmaları gerekli çünkü ameliyat esnasında saçları her an dökülebilir. Bu durumda hastanın mikrop kapmasına sebep olabilir. Kullanılan cerrahi boneler yumuşak ve başın her tarafını kapatacak şekilde olmalıdır. Cerrahi bone ile birlikte maske de kullanılmalıdır. Ameliyat esnasında kanın veya başka sıvı bir şeyin ağza girmesini engellemek için kullanılır.

    Çalışanların sağlığı için cerrahi bone,

    Bazı ameliyatlar var ki en ufak bir kan sıçramasında veya hastadan gelen herhangi bir sıvının ameliyat esnasında sağlık çalışanlara sıçradığı zaman sağlık açısında problemler yaşanır. Hem hastanın sağlığı için hemde sağlık çalışanların sağlığı için cerrahi bone kullanılmalıdır. 
    Önceden hastanelerde cerrahi bone takılması mecburi değildi. Ama şimdi hastane içerisinde çalışan tüm sağlık çalışanların (doktor, hemşire, temizlik görevlisi. Cerrahi bone kullanılması zorunlu hale gelmiştir. Ve böylesi hastane içerisinde bulunan insanların sağlığı için çok önemlidir. 
    Sadece cerrahi bone değil maske, eldiven, hastane kıyafeti gibi sağlık çalışanların kullanacağı diğer malzemelerin kullanılması da zorunlu hale gelmiştir. 
    Sağlık şakaya gelmeyecek bir konu olduğu için çok dikkat ister. O yüzden gerekli önlemleri alalım ve daha dikkatli davranalım.
    ]]>
    Beyin Ve Sinir Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/beyin-ve-sinir-cerrahisi.html Sat, 17 Nov 2018 10:09:01 +0000 Beyin ve sinir cerrahisi, Periferik sinir sistemi bozukluklarında mekanik müdahale yolu ile tedavisini yapacak olan bir cerrahi uzmanlık dalıdır. Bu dal üzerinde uzman olan tıp doktorlarına Nöroşirürjiyen denmektedir. Beyin ve sini Beyin ve sinir cerrahisi, Periferik sinir sistemi bozukluklarında mekanik müdahale yolu ile tedavisini yapacak olan bir cerrahi uzmanlık dalıdır. Bu dal üzerinde uzman olan tıp doktorlarına Nöroşirürjiyen denmektedir. Beyin ve sinir cerrahisinde bu branşa özgü cerrah sayısı dünyada çok az düzeydedir. Nedeni de gerek pratik açısından gerekse de branşın eğitimi açısından çok zor olmasından kaynaklıdır. Bu zorluğun oluşmasının en büyük nedeni vücudun en ince ve hassas bölgelerini oluşturmasından kaynaklanır. Ayrıca halen beynin birçok yapısı bilinmekte olduğundan da çok zorlayıcı bir yapısı vardır. Beyin ve sinir cerrahisi çok yorucu bir iş olduğundan ve uygulayacakları en küçük ameliyatın bile beş ile on beş saat aralığında sürmesinden ötürü beyin ve sinir cerrahları nadiren yetişen kişilerdir. 

    Beyin ve Sinir cerrahisinin içeriği;

    Sinir, beyin, omurilik ve omurga hastalıklarının cerrahisi ile ilgilenen bir tıp dalıdır. Dünyada ve ülkemizde bu cerrahi dalında olan insan sayısı halen bile çok az sayıda olduğundan değerlerinin bilinmesi gerekir. Beyin hastalıklarının başında beyin tümörü kistler damar hastalıkları,beyinde bulunan AVM damar yumakları, gibi birçok hastalığın tedavisini uygulayan beyin ve sinir cerrahları aynı şekilde omurilik ve omurga hastalıklarında da ciddi sağlık sorunlarının tedavisini yapmaya çalışan doktorlardır. Bunun dışında beyine gelen sinirlerinde hastalıkları ile ilgilenen beyin ve sinir cerrahisi çok ayrıntı gerektiren ve yaşam boyu işi ile evli olabilecek insanlardan meydana gelir. Beynin işlevlerinin sınırı olmadığından ve halen günümüzde bile beynin sadece yüzeysel bilgilerine sahip olan insanoğlu bu branşın ne kadar ehemmiyet içerdiğinin farkındadır. Çözülmesi neredeyse belkide asırlar bulacak olan beynin bir devamı olan sinir sistemi de aynı karmaşa içerisinde yer almaktadır. 

    Beyin ve sinir cerrahisinde olabilecek hastalıklar;
    • Kanser,
    • Kist,
    • Damar genişlemesi,
    • Beyin su toplaması,
    • Sinir sıkışması,
    • Damarların yumaklaşması,
    • Omurilik ve omurgada oluşacak sinir hastalıkları,
    • Disklerde oluşacak sorunlar gibi bir çok hastalık olabilmektedir. Bu üç organın veya duyuların birbirinden ayrı olarak değerlendirilmesi imkansızdır. 
    Özellikle beyin ve sinir hastalıklarında neden kaynaklandığı bilinmeyen bir çok hastalık vardır. Bu tip beyin hastalıklarında veya beyinin etrafında olan hastalıklarda hekimler yani beyin ve sinir cerrahları pek de müdahale etme taraftarı olmazlar. Aynı şekilde insanlarda uzak durma meyili içerisinde olurlar. Nedeni de en ufak bir hatayı kabul etmeyen bir yapıda olmasıdır. Bazı hastalıklar olan Syringomyelia veya Skolyoz gibi hastalıklar beyin sinirlerinde veya beynin arka kısımlarında su birikmesi yani omurilik su birikmesi meydana getirdiğinden ötürü bu döngünün neden kaynaklandığı veya ne şekilde olduğu veya oluş yeri nedenleri ile bir çok beyin ve sinir cerrahı için çok büyük risk taşıyan hastalıklar haline gelmektedir. Her ne kadar gelişen dünyada tıp alanı da yer alsa bilinmeyeni çok olan beyin ve sinir cerrahisi halen gizemini koruyan bir yapı içerisindedir. Sağlıkla kalın. 
    ]]>
    Cerrahi Diş Çekimi https://www.cerrahi.gen.tr/cerrahi-dis-cekimi.html Sat, 17 Nov 2018 22:57:47 +0000 Cerrahi Diş Çekimi, Şiddetli diş ağrılarında dişin kurtarılmasının mümkün olmadığı ve tedavi yönteminin kullanılamadığı durumlarda dişlerin çekilmesi gerektiği, diş kökünün zarar gördüğü ve kemik dokusu içinde Cerrahi Diş Çekimi, Şiddetli diş ağrılarında dişin kurtarılmasının mümkün olmadığı ve tedavi yönteminin kullanılamadığı durumlarda dişlerin çekilmesi gerektiği, diş kökünün zarar gördüğü ve kemik dokusu içinde veya altında patolojik bir sıkıntı olduğu durumlarda ayrıca protez öncesi damakta doku hazırlığına ihtiyaç duyulduğu durumlarda, implant  cerrahisi gerektiren durumlarda, damak altında kemik dokusu gerektiren durumlarda Cerrahi Diş Çekimine ihtiyaç duyulur. 

    Cerrahi Diş Çekimi Nedir

    Cerrahi Diş Çekimi, Ağız içinde çok fazla fark edilmeyen çok fazla kırılmış dişlerin, diş etine kadar kırılması nedeni ile normal şartlarda çekilemeyen diş etine gömülmüş dişlerin diş çekiminde bazı cerrahi diş çekimi yöntemleri kullanılır. Kırılan dişlerin kökü zarar görmüş ve çürümüş ise, damak biraz yarılarak kökler ve ete gömülen diş kırıkları teker teker çıkarılır. Ancak kurtarılması mümkün olan dişler ise dolgu yöntemi ile kurtarılmaya çalışılır. Kırık olan dişler bölüm bölüm ayrılarak çekildiği için, normal diş çekimine göre biraz daha uzun sürmektedir. Bu nedenle hastanın dayanma süreci de bu orantılı olarak uzar. Bu nedenle hastanın isteği üzerine lokal anestezi uygulanabilir. Ayrıca damak yarılarak köke ulaşıldığı cerrahi diş çekimlerinde lokal anestezi uygulandığı gibi, lazer yöntemi de uygulamak mümkündür 

    Cerrahi Diş Çekimleri Riskleri Nelerdir

    Cerrahi Diş Çekimleri sonrası, Ağız içinde normal diş çekimine göre daha çok komplike oluştuğu için şiddetli ağrılara neden olabilir. Bu nedenle kemik dokusunun ve damağın altında her hangi bir enfeksiyon oluşmaması için, doktor tavsiyesi ile antibiyotik ve ağrı kesiciler kullanılır. Düzenli kullanılan ilaç tedavileri sonrası ağrılar ve enfeksiyonlar bir kaç gün içinde kendiliğinden geçer. Ancak ağız bakımına çok dikkat edilmesi gerekir. Çünkü cerrahi diş çekimi sonra ağız bir takım enfeksiyonlara karşı daha savunmasız kalır. Bu nedenle düzenli diş fırçalamak ve ağız gargarası uygulamak çok önemlidir. 
    Cerrahi diş çekimi sonrası, dişin çekildiği bölümde şişmeler meydana gelir. Bu nedenle yüzün şiştiği bölümde buz kompresi uygulanması gerekir. Bir kaç gün sürecek olan şişlik, her beş dakikada bir buzu şişen yüzün üzerine bastırıp çekmeniz ile bir sonra şişi iner. Cerrahi diş çekimi sonrası damak ve kemik dokusunun tedavi olması için, sert gıdalar tüketilmemelidir. Çünkü damak  ve kemik dokusu bundan zarar görebilir. Bu nedenle yumuşak gıdalar ve sıvı gıdalar tüketilmelidir. Ayrıca sigara içen kişilerde cerrahi diş çekiminde dikiş kullanıldığı için, yara daha geç iyileşmektedir. Bu nedenle sigara içenler bu konuda daha çok dikkat etmesi gerekir. 
    ]]>
    Damar Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/damar-cerrahisi.html Sun, 18 Nov 2018 04:49:03 +0000 Damar cerrahisi, kalp cerrahları aracılığıyla gerçekleştirilen kalp veya 4 ana damar üstünde yapılmış olan ameliyatlar ve diğer sağlık sorunlarını ele alır. Çoğunlukla, endokardit, akut romatizmal ateş, ateroskleroz b Damar cerrahisi, kalp cerrahları aracılığıyla gerçekleştirilen kalp veya 4 ana damar üstünde yapılmış olan ameliyatlar ve diğer sağlık sorunlarını ele alır. Çoğunlukla, endokardit, akut romatizmal ateş, ateroskleroz benzeri sebeplerden doğan suskun iskemi kalp krizi, konjenital kalp rahatsızlıklarıyla da kalp kapağı hastalıkları benzeri komplikasyonları tedavi etmek amaçlı yapılır. Bu cerrahi hem kalp hem de kalp nakli konusunu da içerir. 
     
    Koroner by pass operasyonu, kapakçık operasyonu, şah damarı operasyonu, ana aort damarı operasyonu, minimal invaziv cerrahi, aritmi sorunu cerrahisi bu alanın içerisine girmektedir. Kalp ve damar hastalıkları son zamanlarda ölümle sonuçlanan hastalıkların en başında gelmektedir. Kişilerde çoğunlukla göğüste sıkışma, gaz problemi, çarpıntı, yorgunluk, soluk almada güçlük çekme benzeri belirtilerle kendini gösteren kalp ve damar hastalıkları toplumda mühim bir sıhhat problemi haline gelmiştir. Obezitenin yaygın hale gelmesi, düzensiz beslenme, çevresel kirlilik, sigara içmek benzeri etkenler hastalıkların yaygınlaşmasına sebeple olur. Bunun için genetik etkenler ek olduğunda, hastalıkların tesiri artar. Damar cerrahisi bu etkenler sebebiyle kalp ve damar hastalıklarının teşhisi ve rehabilitasyonunda önem taşır. Kalp ve damar hastalıklarının rehabilitasyonunda gerçekleştirilen operasyonlar hayati önem taşımaktadır. Bu yüzden operasyonlar profesyonel, akademik kariyeri olan profesyonel cerrahlar aracılığıyla yapılmalıdır. Bunu dikkate alarak kalp damar ameliyatları kapsamında başarıları meydana getiren, hasta olanların isteklerine, beklentilerine yanıt verebilecek sıhhat kuruluşlarına, kalp cerrahlarına rağbet edilmelidir. Ameliyatların steril bir ortamda, kudretli bilişim ile profesyonel ekip sayesinde yapılması gerekir. 
     
    Damar cerrahisinin baktığı hastalıklar 

    Kalp damar cerrahisi, kalp ve kalp damarlarıyla alakalı sıhhat meselelerinin tedavisiyle alakadar olan bir bilim olmakta ve bu cerrahi kapsamında birey kalbini negatif etkileyen problemlerin rehabilitasyonu amaçlı birey ameliyat masasına yatırılır, kalbi açılır ve sorun düzeltilerek kalp bir daha kapatılır ve sıhhatli çalışması sağlanır. Kalbin içini açarak ortaya çıkan meselelerde gereken düzeltmeleri yapan, daha daha sonra geriye kapatan ve kalbi uyararak düzenli çalışması imkanı sunan bilim dalına kalp damar cerrahisi denmektedir. Rahatsızlık halinde tedavi amaçlı hastaneye gideceğimiz zaman hepimizin içinde bulunduğu sorunlardandır hangi hastalığa hangi bölüm bakar. Doktora gitmemiz gerektiği zaman hangi bölüme gideceğimizi çoğu zaman tam olarak bilemeyiz dahiliye bölümüne mi, nörolojimi, ürolojimi diye düşürün dururuz söz gelişi. Bir yandan da yanlı bölüme gidersek bir daha kontrol parası sunmak halinde kalmamız da cabasıdır bu işin. Bazılarımızda her rahatsızlık amaçlı dahiliyeye gideriz bilmediğimiz amaçlı.  Kalp damar cerrahisinin alaka meydanına giren sıhhat sorunları aşağıda listelenmiş olmaktadır. Kalp damar cerrahisi kısmına hangi hastalıkları yaşarken gitmek gerekir;
    • Göğüs ağrısı ( bunun için ilişkili sol kolda ağrı) 
    • Kalp 
    • Damar 
    • Damarlarda sertlik
    • Çarpıntı 
    • Bacak damarlarında meydana gelen siyahlaşma durumu
    • Ayakların morarması
    • Bacaklarda ağrı
    ]]>
    Bariatrik Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/bariatrik-cerrahi.html Mon, 19 Nov 2018 04:20:15 +0000 Bariatrik Cerrahi: terim olarak, fazla kiloların verilmesini sağlamak amacıyla geliştirilen cerrahi işleyiş kapsar.  Bariatrik cerrahi Obezite cerrahisidir. Obezite cerrahisinin en geniş kabul gören uygulaması, Vücut Ki Bariatrik Cerrahi: terim olarak, fazla kiloların verilmesini sağlamak amacıyla geliştirilen cerrahi işleyiş kapsar.  Bariatrik cerrahi Obezite cerrahisidir. Obezite cerrahisinin en geniş kabul gören uygulaması, Vücut Kitle Endeksi 40 ile üzerinde olan hastalar ile Vücut Kitle Endeksi 35 olup, bir yandaş hastalığı olan hastaların, multidisipliner bir yaklaşım ile incelenmesi gerekmektedir. Ameliyat tipinin seçimi hastanın genel sağlığıyla alakalı detaylarına, hastanın ve operasyon gerçekleştirecek olan uzman doktorun önerisine belirlenir.

    Bariatrik cerrahinin etkileri

    Bariatrik ameliyatlarında hızlı kilo kaybı ve yandaş hastalıklarda düzelme ve yaşam beklentisi içinde uzama üzerine, belirgin olumlu etkileri görülmüştür. Bariatrik cerrahi uygulanan hastaların uzun dönemi kapsayan takipler içinde diyabet, kalp hastalığı ve kanserden ölüm oranı miktarlarında anlaşılır azalma sağlandığı ispat edilmiştir.  Ölüm miktarlarındaki bu azalış, aynı zamanda uzun dönem sağlık harcamaları için % 40 oranında düşüş sağlamıştır. Bu operasyonların, belirti olmayan obez hastalarda kardiyovasküler tehlikeyi azalttığı gibi, kalp problemi olan hastalarda da mortalite ve morbidite (ölüm ve sakatlık) oranını düşürdüğü görülmüştür. Günümüzde bu tür ameliyatların büyük bir kısmı, nerdeyse tamamı laparoskopik şekilde yapılabilmektedir.

    Bariatrik cerrahinin metabolik sendrom üstündeki belki de en anlamlı tesiri, insülin direncinin iyileşmesi ile diyabetin ortadan kaldırılması durumudur. Bu ameliyatlar insülin hassasiyetini operasyondan sonraki ilk günlerde, yani anlamlı bir kilo kaybı olmadan dahi 2-3 kat fazlalaştırmaktadır. Cerrahi müdahale geçiren hastalar için diyabetin tam olarak ortadan kalkması, % 76 gibi yüksek bir oranda olmaktadır.

    Bundan dolayı, bariatrik cerrahiye uyum kıstasları genişletilmiş, Tip 2 diyabetten müteessir bireylerde geleneksel 40 Vücut Kitle Endeksi kısıtlamasının aranmaması gerektiği, 30 ve üzerinde olan vücut kitle endeksinin, cerrahinin bir tedavi alternatifi olarak sunulması hususunda fikir birliğine varılmıştır.

    Yangısal süreçlerden korunmada bariatrik cerrahi: 

    Metabolik sendromun damar sertliği ilerlemesi yolu ile kardiyovasküler rizikoyu yükselttiği biliniyor. Buna sebep açan moleküler düzenek aterom, yani plak oluşması ve ardından gelişen bu yangısal oluşumlar, oksidatif stress ve endotel tahribatı gibi kardiyovasküler vakalardır.

    Obezite cerrahisi plak oluşumuna sebep olan bu moleküler suçluları düzeltip yararlı tesirini göstermektedir. Cerrahi, oksidatif stressi sınırladığı gibi, sistemik yangısal kimyevi derecelerini de düşürmektedir. Endotel, yani damar duvarı yüzeyinde yapışmayı arttıran zararlı etkenlerde de azalma sağlanır. Tıbbi tedaviyle kıyaslandığı zaman bariatrik operasyonlar daha çok kilo kaybı yaptığı gibi, endotel bağımlı damar gevşemesi içinde daha çok anlam taşıyan düzelmeyi sağlamaktadır. 

    ]]>
    Ağız Ve Çene Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/agiz-ve-cene-cerrahisi.html Mon, 19 Nov 2018 21:01:13 +0000 Ağız ve çene cerrahisi, diş etlerinde oluşan sorunlar, çene bozuklukları, implantlar vb. bir çok konuda tedavi sürecini gerçekleştiren tıbbi bölümdür. Günümüzde ilerleyen teknolojik gelişmeler ile ağız ve çene cerrahis Ağız ve çene cerrahisi, diş etlerinde oluşan sorunlar, çene bozuklukları, implantlar vb. bir çok konuda tedavi sürecini gerçekleştiren tıbbi bölümdür. Günümüzde ilerleyen teknolojik gelişmeler ile ağız ve çene cerrahisi de daha gelişmiş yöntemler kullanmaya başlamıştır. Ağız ve diş cerrahisi aynı zamanda ağız, çene ve yüz bölgelerinde bulunan yumuşak ve sert dokuların doğumsal ve kazanılmış rahatsızlıkları ile enfeksiyöz, travmatik ve bütün patolojik etkenlerin neden olduğu estetik, fonksiyonel ve fonetik problemlerin tedavisini de gerçekleştirmektedir. 

    Ağız ve çene cerrahisinin yaptığı operasyonlar
    • Abse ve kist operasyonları: Diş kökünün yapısı yada şeklinin bozukluğundan dolayı kanal tedavisi tam olarak yapılamıyorsa, diş üzerinde çıkarılması güç olan bir restorasyonun olması nedeniyle kanal tedavisi yapılamaması, diş kökünde kist meydana gelen hastalarda, kanal tedavisi yapılmasına rağmen devam eden ağrılarda, çekim esnasında yada travma sonucu diş kökünün kemik içerisinde 1/3 lük kısmının kırılması durumlarında çene cerrahisi devreye girmektedir. 
    • Dental Implant Uygulamaları: Implant, eksilen dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar geri kazandırmak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen yapay diş köklerine verilen isimdir. Implant diş ve çene yapısını tamamen değiştirebilen bir uygulamadır ve uzman bir çene cerrahları tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
    • Gömük Diş Operasyonları: Gömük diş ağızda çıkması gereken yere çıkamamış dişlere denir. Gömülü dişlerin tamamı çene kemiğinin içerisinde kalabileceği gibi doğru yerde olup üzerilerinde yumuşak doku olduğundan da görünmeyebilirler. Dişlerin bir kısmının ağızda görülüp kalan kısmın ise diş etinin altında kaldığı dişlere de yarı gömülü dişler denmektedir.
    • Kemik Ogmentasyonları: Diş çekimi işlemleri yapıldıktan sonra karşı karşıya kalınan problemlerden bir tanesi çene kemiklerinde meydana gelen erime olmaktadır. Kayıp olan bölgeye implant yapılması gerekiyorsa, belli miktarda kemik yüksekliği ve hacmi gerekmektedir. Kemik miktarında azalmayı gidermek için diş etinin üst kısmından açılan bir bölgeden kemik eklemesi yapılmaktadır. Ağız çene cerrahisinin uyguladığı bu operasyon ile implant için gerekli olan kemik hacmi oluşturulur. Bu işlem "kemik ogmentasyonu" olarak adlandırılmaktadır.  
    • 20 Yaş Diş Operasyonları: Bu operasyonlar yine gömülü diş kategorisinde yapılmaktadır. 
    • Çene ameliyatları: Ağız ve çene cerrahisinin en sık uğraş alanlarından biridir. Çene gelişimindeki bozukluklar, kırılmalar, işlev bozuklukları vb. durumların tedavisini kapsamaktadır.
    Görüldüğü gibi ağız ve çene cerrahisi kapsamlı bir yelpazeye sahiptir. Eğer tedavi sürecinde iseniz yada benzer bir tedaviye başlayacaksanız, şimdiden geçmiş olsun.
    ]]>
    Ayak Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/ayak-cerrahisi.html Tue, 20 Nov 2018 02:27:54 +0000 Ayak cerrahisi, ayak bölgesinde travma sonucu yada kalıtımsal bozuklukların giderilmesi sürecini içermektedir. Ayak bölgesi de esasen estetik bir bölgedir. Tüm gün vücut ağırlığını üzerinde taşıyan ayaklarımızın sağlık Ayak cerrahisi, ayak bölgesinde travma sonucu yada kalıtımsal bozuklukların giderilmesi sürecini içermektedir. Ayak bölgesi de esasen estetik bir bölgedir. Tüm gün vücut ağırlığını üzerinde taşıyan ayaklarımızın sağlıklı kalması çok önemlidir. Ayakkabı seçimlerimiz bile ayaklarda günden güne rahatsızlıklar çıkararak ayağın ağrımasına neden olmaktadır. Tüm bu sıkıntıların çözümünde ortopedinin bir yan kolu olan ayak cerrahisi devreye girmektedir. 

    Ayak cerrahisi hangi hastalıklara bakar

    Halluks valgus: Bu rahatsızlık ayak başparmağında meydana gelen şekil bozukluğudur. Zaten latince halluks, ayak başparmağını ifade etmektedir. Bu şikayette düz durması gereken başparmak, dışa doğru yön değiştirmiş olur. Ayak cerrahisi ile düzeltilebilmektedir. 

    Çekiç parmak hastalığı: Yanlış ayakkabı tercihi (özellikle dar ayakkabılar) yada bir parmağın diğer parmaklardan daha uzun olması durumlarında, sözü edilen parmakta bükülme meydana gelir. Özellikle bayanlarda daha sık rastlanmaktadır. Ayak cerrahisi ile fazlalaşmış olan kısım kesilerek tedavi edilir. Hastanın uzun süre hastahanede yatmasına gerek kalmaz. Cerrahi işlem sonrası 4-6 hafta içerisinde normal haline döner. 

    Morton nöroması: Daha çok bayanlarda görülen bu rahatsızlık ayak sinirleri ile alakalıdır. Ayak parmaklarına giden digital sinirin çevresinde kalınlaşma meydana gelmektedir. Travma yada aşırı basınç sonucunda oluşan rahatsızlık daha çok üçüncü ve dördüncü ayak parmakları arasında görülmektedir. İlk başta uygulanan tedaviler cevap vermiyorsa, ayak cerrahisi devreye girmektedir. 

    Doğuştan çarpık ayak: Adından da anlaşılacağı üzere doğumsal olan bu rahatsızlıkta topuk ve ayak parmakları içeri doğru dönüktür. İlk başta germe ve alçılama yöntemleri uygulanmaktadır. Ancak yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi tedavi devreye girer. Ayak cerrahisinin müdahalesi ile kemik, bağ dokuları ve tendonlarda olan bozukluklar giderilir. Cerrahi tedavi 3-12 aylık iken yapılabilmektedir. Bu tedavilerin dışında ayakta meydana gelen kırıklar, sinir sıkışmaları yada yaralanmalarda ayak cerrahisi devreye girmektedir. 
    ]]>
    Mikro El Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/mikro-el-cerrahi.html Wed, 21 Nov 2018 00:19:42 +0000 Mikro el cerrahi, normal cerrahi yöntemlerinde ulaşılamayan hassas noktaların tedavisini amaçlamaktadır. Vücuda oranla baktığımızda ellerimiz hassas yapıda ve tehlikelere açık bir uzuvdur. Günlük hayatımızın devamında yapt Mikro el cerrahi, normal cerrahi yöntemlerinde ulaşılamayan hassas noktaların tedavisini amaçlamaktadır. Vücuda oranla baktığımızda ellerimiz hassas yapıda ve tehlikelere açık bir uzuvdur. Günlük hayatımızın devamında yaptığımız işlerin neredeyse tamamı ellerimiz sayesinde olmaktadır. Özellikle el ise sanatlarını gerçekleştiren kişiler için daha büyük önem taşıyan ellerimizin yaralanmalar sonucu işlevini kaybetmesi hiçte hoş olan bir durum değildir. Sanayi bölgelerinde oluşabilen büyük kesikler, yanmalar yada ezilmeler sonucu ciddi doku hasarları meydana gelebilmekte ve bu hasarlara bazen klasik müdahaleler yeterli gelmemektedir. İşte mikro el cerrahisi bu konuda hassas olarak yardıma koşmaktadır. Esasen el cerrahisi ve mikro el cerrahisi birbiri ile iç içe olan konulardır. İyi bir el mikro cerrahi ve rekonstrüktif cerrahi alanlarında bilgi ve deneyiminin iyi olması gerekmektedir. Çok büyük  ezilmeler de yada hassas el ameliyatlarında damar ve sinirlerin onarımı için ameliyat mikroskobundan bakılarak ameliyat bölgesinin ve dokularının büyütülmesi gerekmektedir. Ayrıca yapılacak müdahale de mikro aletler ile yapılmalıdır. İşte bu noktada mikro el cerrahisinin teknik bilgisi ve donanımına ihtiyaç duyulmaktadır. Eskiden klasik yöntemlerde hassas noktalara ulaşılamadığı için sakat kalmalar daha olmaktaydı. Ancak mikro el cerrahisi sayesinde daha az doku kaybı ve iyileşme sürecinin kısalması gibi faydalar ortaya çıkmıştır. Belkide gelecekte bilim kurgu filmlerindeki gibi tarayıcı cihazlar sayesinde hiç dokunmadan yaraların kapanması ve iç hasarın giderilmesi sağlanacaktır. Mikro el cerrahisinin el üzerindeki bazı konuları aşağıdaki gibidir. 

    Elde sinir sıkışması: Elde sinir sıkışması daha çok travma sonucu, baskı sonucu meydana gelmektedir. Bu durum elde uyuşma, güç kaybı yada istemsiz kas hareketlerine neden olabilmektedir. Fizik tedavilerin faydalı olmadığı durumlarda mikro el cerrahisi müdahalesi ile sıkıntı giderilmekte ve hasta ortalama 6 ay içerisinde normal işleyişine geçebilmektedir. 

    Tetik parmak: Bu rahatsızlık parmakta kitlenme takılma meydana getirmektedir. Net sebebi belli olmasa da, daha çok iltihaplanma sonucu parmak tendonu ve tendon kılıfının şişmesi hastalığa neden olmaktadır. Bu şişlik parmağın bükülü kalmasına neden olmaktadır. İlk başta lokal ve sistematik ilaçlar kullanılmakta. Tedaviden yanıt alınamaz ise cerrahi müdahale uygulanmaktadır.

    Parmak yaralanmaları: Normal yaralanmalar dışında kaza sonucu ciddi hasarlar (kopma, ezilme vb.) meydana gelmiş ise hasarlı dokunun düzgün bir şekilde onarılması gerekmektedir. Düzgün yapılamayan tedaviler sonucu hastanın gelecek hayatında eksik uzuvla hareket etmesi yada his kaybı oluşabilmektedir. Bu safhada mikro cerrahi en kapsamlı müdahale uygulanabilmektedir. 
    ]]>
    Burun Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/burun-cerrahi.html Wed, 21 Nov 2018 23:59:40 +0000 Burun cerrahi, çoğu insanın dış görünümünden rahatsız olmasından dolayı estetik ameliyatlara önem verilmesiyle günümüzde operasyonlar artmıştır.. Burun cerrahi dış görünüşün haricinde kişinin nefes alma, burun tıkan Burun cerrahi, çoğu insanın dış görünümünden rahatsız olmasından dolayı estetik ameliyatlara önem verilmesiyle günümüzde operasyonlar artmıştır.. Burun cerrahi dış görünüşün haricinde kişinin nefes alma, burun tıkanıklığı, geceleri horlama gibi sağlık problemleriyle karşılaşmasıyla da etkinliğini arttırmıştır. Burun cerrahisi burundaki kemik ve kıkırdak yapısına göre "kapalı teknik" ve "açık teknik" ameliyat olarak ikiye ayrılır.

    Burun Cerrahisinde Yaş Sınırı Var Mıdır
    Burun cerrahisinde ameliyat uygulamalarında ve estetik operasyonlarda 18 yaş sınırı vardır. Yaş sınırı olmasının sebebi yüz ve kemik gelişiminin tamamen oturması amaçlanır.

    Burun Cerrahisinde Kullanılan Ameliyat Teknikleri
    Burun cerrahisinde tekniklerin her birinin avantajları ve dezavantajları vardır. Kapalı teknikle yapılan burun ameliyatlarında açık teknikte yapılan ameliyata göre oluşan ödemler daha hızlı iyileşir ve burun yapısı daha hızlı oturur. Kapalı teknikte görüş alanı kısıtlı olduğundan uygulanması zor bir ameliyattır. Burun cerrahisinde kapalı teknikle yapılan ameliyatın süresi kısadır. Burunda ya da çevresinde herhangi bir kesme işlemi söz konusu değildir. Açık teknik ameliyatta iste burnun alt ucundan yaklaşık yarım santimlik bir kesme işlemi söz konusudur. Burun açılarak ameliyata başlanır. Burun cerrahisinde ameliyattan sonra buruna tampon konur ve burun üzerine sabitlemek amacıyla atel takılır. Doktor kontrolü altında 1 hafta kadar atel bekletilir. Burun cerrahisinde ameliyattan sonra düzenli olarak kontrollere gidilir. Burnun iyileşme sürecine göre tam olarak vücutla uyum sağlaması yaklaşık 6 ay-1 yıl kadar sürer.

    Burun Cerrahi Sonrası Burun Temizliği Nasıl Yapılır
    Burun cerrahisinde burun temizliği deniz suyu spreyiyle yapılabilir. Ameliyat sonrası burun alçılıyken de deniz suyu spreyini kullanmanız mümkün. Deniz suyu spreyi burundaki tıkanıklığı açarak rahat nefes almayı sağlar. Deniz suyu spreyini doktor veriyor ve eczanelerden temin etmeniz mümkün. Doğal olduğu için herhangi bir yan etkisi olmuyor. Burun cerrahisinde ameliyattan sonra en çok şikayetçi olunan durum duş almakta zorlanmadır. Buruna su getirilmemelidir. Yüz ıslak mendil yardımıyla temizlenebilir. Saçlarda yüze su gelmeyecek şekilde boyun arkaya eğilerek yıkanabilir. 

    Burun cerrahisinde hasta doktoruna ne istediğini niye ameliyat olduğunu açık ve anlaşılır şekilde anlatmalıdır. Doktorun önerilerini ve talimatlarını dikkate almalıdır. Burun cerrahisi sonrası hasta bakımını düzenli ve kurallara uygun olarak yapmalıdır. Aksi taktirde bunlara uyulmazsa burun cerrahisinden olumlu sonuç alma ihtimali düşer ve hasta hem fizyolojik hem de psikolojik olarak kendini iyileşme sürecine hazırlayamaz. 
    ]]>
    Cerrahi Aletler https://www.cerrahi.gen.tr/cerrahi-aletler.html Thu, 22 Nov 2018 14:08:04 +0000 Cerrahi Aletler; Yapısal olarak paslanmaz çelikten yapılmaktadır. İyi yapılmış olan bir cerrahi alet uygun ve gerektiği şekilde kullanılır ve bakımı düzenli olarak yapılır ise en az on yıl kullanılabilmektedir. Bu cerrahi al Cerrahi Aletler; Yapısal olarak paslanmaz çelikten yapılmaktadır. İyi yapılmış olan bir cerrahi alet uygun ve gerektiği şekilde kullanılır ve bakımı düzenli olarak yapılır ise en az on yıl kullanılabilmektedir. Bu cerrahi aletler demir çelik karbon ve kromdan oluşmaktadır. Son yıllarda cerrahi aletlerin yapımında titanyum maddesi kullanılmaya başlanmıştır. Nadir bulunan titanyum maddesinin çeliğe göre daha avantajlı olduğu bilinmektedir. Bu özelliklerinin başında çelikten yüzde kırk beş daha güçlü yüzde elli daha hafif olması vardır. Ayrıca titanyumdan üretilmiş cerrahi aletlerde manyetik birikimde gerçekleşmez.

    Cerrahi aletler ana başlıklar altında beş adetten meydana gelir. bunlar;

    Temel Cerrahi Aletler;
    • Tutucu Aletler: Bu aletler dokuları tutmak için yapılmış aletler olup, doku dışında tutucu işlevi gören tutucu aletlerde vardır. Bu tutucu aletler; damar tutucular, organ tutucular, kemik tutucular, sinir tutucular olmak üzere farklı yerlerde kullanılmaya yönelik olan aletlerdir. Ayrıca dar ve derin alanlarda ve dokunun dikkatli bir şekilde tutulması gereken yerlerde gerginlik vererek dokuyu tutan ve koterize eden aletlerdir. 
      Tutucu aletler olarak bilinen aletlerin başlıcaları; penset, portegü, iğne tutuculardır. Bunun dışında organ tutucu aletler ameliyat esnasında alanın görülmesini sağlamaya yardımcı olan aletlerdir. 
    • Kesici Aletler: Bu aletler makaslar, bisturi, kemik kesici, testere, osteotom, dermatom ve küretler' dir. Kemiği ve dokuyu diseke etmek için tasarlanmış aletlerdir. Bunlardan doku kesicileri; bisturi ucu, makas ve benzeri olanlar doku kesicileri' dir. Kemik kesicileri ise; testere ve benzeri olanlardır.
    Bistüri: Bu alet cerrahide en çok kullanılan alet olup ucuna bıçak takılarak kullanılmaktadır. Kişilerde geniş alanlardaki diseksiyonlarda yarar sağlamaktadır. Kullanılabilmesi için dokuda bir miktar genişlik yeterlidir. Herhangi bir yaralanma olasılığına karşın portegü ile bıçak uçları çıkarılmalıdır. 

    Makaslar: Bu cerrahi aleti ikiye ayrılır. Biri doku makasları iken geri kalanı diğerleri olarak nitelendirilmektedir. Doku makaslarından en fazla olarak kullanılanı Metzenbaum' dur. Bu makas hafif eğri ucu sayesinde birkaç önemli rol üstlenmektedir. Özellikle Metzenbaum makası diseksiyon için çok uygun bir alettir. 
    • Sıkıştırıcı Aletler: Bu aletlere klemp denmektedir. Bu klempler genellikle kan damarları ve tüp şeklinde olan yapılar için kullanılmaktadır. Klemperimn ucu dokunun kaymaması için tırtıklı bir şekilde yapılmıştır. bunun dışında klemplerde, vasküler klempler ve bağırsak klempleri travmayı minimize oranlara indirmek için özel dişli olarak üretilmiştir. 
    • Delici Aletler: Bu aletlerde kemik delici ve yumuşak doku delicileri olmak üzere ikiye ayrılır. Kemik deliciler; kemik delme özelliği olan aletlerdir. Bu aletler delme işlemi yapmasının yanında koparma imkanı da sağlayan aletlerdir. Yumuşak doku deliciler ise; genellikle biyopsi ve ponksiyon alma amaçlı kullanılan aletlerdir. Bu aletlerin en sık kullanıldığı yer ise laparaskopik cerrahidir.  
    • Retraktörler: Diğer adı ile ayırıcı aletler,Farabeuf, Ven, rou, Tırmık, Langerbeng, Spekülum, Çember ekartör, Balfour abdominal ekartör, leyla ekartör gibi retraktörlerden oluşmaktadır. Bunların dışında birde sabitlenen ayıcılar vardır. Bu ayırıcılar ise genel olarak kemik dokusunda kullanılan ayırıcılardır.  
    • Diğer Aletler; Çekiç ve aspiratör gibi aletlerdir.
    Cerrahi aletlerin hepsi branşlarına göre ayrılma göstermektedir. Özellikle beyin cerrahisi, göz cerrahisi, kadın doğum cerrahisi, ortopedik cerrahi, genel cerrahi ve kalp damar cerrahisi gibi branşlarda farklı özelliklerde cerrahi aletleri kullanılmaktadır. O yüzdende hangi branş için hangi cerrahi aletin kullanılacağının önemi büyüktür. Cerrahi aletlerin kullanımı hazırlanması ve bakımı hakkında hastane pers]]> El Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/el-cerrahisi.html Fri, 23 Nov 2018 09:55:29 +0000 El  Cerrahisi: Bedenimizin omuzdan başlayıp parmak uçlarına kadar uzanan ve üst ekstremite olarak adlandırılan kısmının rahatsızlığı ve tedavisi ile alakalı bir daldır. Ellerimiz bütün ihtiyaçlarımızı karşılamak için El  Cerrahisi: Bedenimizin omuzdan başlayıp parmak uçlarına kadar uzanan ve üst ekstremite olarak adlandırılan kısmının rahatsızlığı ve tedavisi ile alakalı bir daldır. Ellerimiz bütün ihtiyaçlarımızı karşılamak için çok büyük ve önemli olan bir organımızdır. El hem tüketim hemde üretim için asla vazgeçilemez bir organdır. Ellerimiz bütün temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için de çok gerekli bir organdır. El üretim için çok gerek olan bir organdır. El hareketlerinin bozulmasına neden olan şeyler ilk başta yaralanma gelir. Yaralanma bazen kalıcı bazen de geçici olur ve yaşamımızda pek çok sorun olarak çok önemli bir şekilde etkiler. bedenimizin üst bölümünde tendon, kas, damar, kemik, sinir ve bağ yapıları gibi bir çok organımız bir birinden farklı şekilde olan, farklı yapılar aynı ortam içinde çalışırlar. Çok çeşitli rahatsızlıklar doğumsal problemler, travmalar ve hastalıklar sebebi ile bu sağlık bozukluk durumu ortaya çıkıyor. Buda el cerrahisinin ilgi alanına giriyor.

    El Cerrahisi Nasıl Yapılır:

    Her yıl milyonlarca el cerrahisi ameliyatları yapılmaktadır.Her ne kadar bu ameliyatlar güvenli ve tehlikesiz olsa bile nadiren de olsa bir takım istenmeyen sonuçlar meydana gelebilir. El cerrahisinin tüp tiplerinde kötü yara iyileşmeleri, enfeksiyon, his veya hareket kaybı,kanama gibi sorunlar meydana gelebilir. Fakat bunlar nadir olarak meydana gelmekle beraber çoğunlukla tedavi edilebilir. El cerrahisinde en çok yapılan işlemler; Kiriş, damar, sinir ve eklemlerin hasarını, kırılmış kemikleri ve yanıkları ve cilt yaralanmalarını onarmayı içerir.

     El Cerrahisi Tarafından Kullanılan Teknikler:

    Greftleme: Hasarlı bölgeyi onarmak için vücudun diğer bölgelerinden deri,kemik,sinir ve diğer dokuların hasarlı bölgeye naklidir.

    Flep cerrahisi: Vücudun sağlıklı bölümlerinden hasarlı olan bölgeye deriyi alttaki yağ dokusu, kas dokusu ve kan damarları ile beraber naklidir.

    Replantasyon yada transplantaston: Mikroskop altında yapılan uygulamaların aşırı derecede dikkatli ve çok ince bir cerrahi olan mikro cerrahiyi kullanarak kopmuş parmakları veya elleri yerine dikme işlemidir. Bu işlem de yaralanmalar uzun bir iyileşme süresine ihtiyaç duyar.Bu tür olaylarda cerrahi ameliyatla yaralanmış ve kopmuş ellere duyu ve fanksiyon kazandırılabilir.
    ]]>
    Cerrahi Hemşireliği https://www.cerrahi.gen.tr/cerrahi-hemsireligi.html Sat, 24 Nov 2018 05:50:24 +0000 Cerrahi Hemşireliği, ameliyatlı değişik hastaların operasyon öncesi, operasyon sırasında ve operasyon sonrasında hekim tarafından verilen tedavinin uygulanması, hasta bakımının planlanması, uygulanması ve denetlenmesi konular Cerrahi Hemşireliği, ameliyatlı değişik hastaların operasyon öncesi, operasyon sırasında ve operasyon sonrasında hekim tarafından verilen tedavinin uygulanması, hasta bakımının planlanması, uygulanması ve denetlenmesi konularında uzmanlaşmış hemşirelik koludur.

    Cerrahi Hemşirelik Eğitimi

    Cerrahi Hemşire olabilmek için Sağlık Bilimleri Fakülteleri,  Sağlık Bilimleri Yüksekokulları, Sağlık Bilimleri Enstitüleri hatta Tıp Fakültelerinde eğitim alınabilmektedir.Sayılan eğitim kurumlarının altında Cerrahi Hemşireliği Anabilim Dalı veya Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı bölümleri başvuruları kabul etmektedir.Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)'nin yaptığı Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) sonuçlarıyla Hemşirelik ve Sağlık Hizmetleri Bölümü öğrenci alımı yapmaktadır. Öğrenciler bölüme sayısal puana göre yerleşmektedir.

    Cerrahi Hemşireliği gerçekten uzmanlık gerektiren bir meslek olduğu için kazanç itibariyle pek çok doktordan daha çok kazandırabilen bir meslek dalıdır. Günümüzdeki özellikle ameliyat sırasında kullanılan elekronik tıp cihazlarının maliyetçe en yüksek kalemi oluşturduğu düşünülürse, bu cihazları etkin ve verimli kullanabilen hemşirelerin sorumluluklarının neden yüksek olduğunu ve neden çok kazandıkları anlaşılabilir.

    Cerrahi hemşire olarak Türkiye’de sınırlı sayıda öğrenci yetiştirilmesi nedeniyle iş bulma konusunda sıkıntı yaşanmamaktadır.

    Sağlık konusundan önemli gelişmelerin kaydedildiği ülkemizde eleman açığı çok fazla olduğundan diğer hemşireler de bu amaçla yer yer istihdam edilmek zorunda kalmaktadır.

    Cerrahi Hemşire Görev Ve Sorumlulukları

    Cerrahi Hemşireler genelde yaklaşık olarak 6 ameliyat hastasından sorumlu olurlar. Hastanın durumuna göre operasyona hazırlamaktan, ameliyathaneden iyileşme ünitesine veya anestezi bakım ünitesine kadar farklı aşamalarda hastanın bakımından sorumlu olan kişidirler.

    Operasyona hazırlık safhasında ön medikasyon yönetimi, hastanın operasyon ile ilgili rızasının alınması ve psikolojik destek işlemi, gereken kan testlerinin yapılması, hastanın etiketlenmesi, varsa alerjik durumlar belirlenip gereken diyetin uygulanması da cerrahi hemşirenin sorumluluğundadır.

    Operasyon sonrası ise şok ve tutukluluk gibi belirtilerin ortaya çıkmasına karşı gözleme sorumluluğu vardır. Ayrıca cerrahi hemşirenin operasyon sonrası açılan yaranın gözlenmesi ve iyileşmesi için gerekli tedbirlerin alınması gibi bakım tekniklerini bilmesi gerekir.

    Operasyon sonrası ağrı, sızı, kusma ve bulantı gibi belirtiler sıklıkla ortaya çıktığından cerrahi hemşirenin bu tür sorunların yönetimini bilmesi önemlidir. Cerrahi hemşireliği ayrıca hastanın güvenli şekilde taburcu olması işlemlerinin sorumluluğunu da getirir. Hastanın hızlı iyileşme için tedbirlerini öğrenmesi hatta taburcu olduktan sonrasında evinde ziyaretle gözlemesi de sorumlulukları arasındadır.

    Yurtdışında cerrahi hemşire olabilmek için uygun eğitimi almak ve Nursing and Midwifery Council'e kayıtlı olmak gerekmektedir.]]>
    Genel Cerrahi Ameliyatları https://www.cerrahi.gen.tr/genel-cerrahi-ameliyatlari.html Sat, 24 Nov 2018 12:32:39 +0000 Genel Cerrahi Ameliyatları: Cerrahi; Tıbbın en eski metotlarından biri olup ilaçla veya başka tedavi yöntemleri ile iyileşmesi sağlanamayan hastalıkların, vücuttaki yapısal bozukluklarının, yaralanmaların ameliyatla onarılmas Genel Cerrahi Ameliyatları: Cerrahi; Tıbbın en eski metotlarından biri olup ilaçla veya başka tedavi yöntemleri ile iyileşmesi sağlanamayan hastalıkların, vücuttaki yapısal bozukluklarının, yaralanmaların ameliyatla onarılması yada hastalık bulunan organın kesip çıkartılması sureti ile doğal ve uygun şekline dönüştürülmesi gerçeğine dayanmaktadır. Fakat tıptaki gelişmeler sayesinde bazı hastalıkların tedavisi genel cerrahlar tarafından ameliyatsız olarak da yapılabilmektedir. Genel Cerrahi hastalarının büyük çoğunluğunu çeşitli tipte kanser hastalıkları oluşturur. Genel Cerrahi hastalarının tedavisinde en önemli aşama ameliyattan sonra hastanın en kısa zamanda eski yaşamına dönecek hale gelmesidir. Bu da fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümü ile yakın işbirliği içinde çalışılarak yapılmaktadır Genel cerrahinin baktığı alanlardan birisi de travmatolojidir. Travma geçiren hastalarda birden çok organ zarar görebileceği için pek çok farklı bölümlerin beraber çalışması gerekebilir. Bu gibi çoklu yaralanmalarda hastalığın koordinasyonu genel cerrahi bölümü sağlamaktadır.

     Genel Cerrahi hangi hastalıklara bakar 
    • Mide ve barsak cerrahisi 
    • Pankreas cerrahisi 
    • Yemek borusu cerrahisi
    • Makat hastalıkları ve cerrahi tedavisi
    • Kıl dönmesi  ameliyatsız ve ameliyatla tedavi yöntemleri
    • Karaciğer ve safra kesesi cerrahisi 
    • Mide ve barsak kanamaları 
    • Hemoroid kanamaları
    • Meme kanserleri 
    • Hepatobilier sistem kanserleri
    • Tiroid Cerrahisi 
    • Ateşli silah yaralanmaları
    • Tiroid Cerrahisi
    • Fıtık cerrahisi
    • Cilt kanserleri 
    • Gastroskopi 
    • Apandisit Mide ve barsak delinmeleri Barsak tıkanıklıkları
    • Boğulmuş fıtıklar
    • Yanıklar, yüksekten düşmeler 
    • Safra kesesi ameliyatı 
    • Travma, kaza yaralanmaları
    • Kalın ve ince barsak hastalıkları ameliyatı
    • Trafik kazaları Delici kesici alet yaralanmaları 
    • Karın duvarı fıtığı ameliyatı
    • Gastrointestinal kanserler 
    • Tiroid kanserler 
    • Karaciğer kistleri ameliyatı 
    • Kolorektal kanserler
    • Apandisit ameliyatı 
    • Kolonoskopi 
    • Mide delinmesi ameliyatı
    • Ameliyat yeri fıtıkları ameliyatı 
    • Dalak ameliyatı 
    • Göbek fıtığı ameliyatı 
    • Kasık fıtığı ameliyatı 
    ]]>
    Estetik Ve Plastik Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/estetik-ve-plastik-cerrahi.html Sat, 24 Nov 2018 18:52:31 +0000 Estetik ve plastik cerrahi, Yüzümüzde vaya vücudumuzda bulunan herhangi bir orantısızlığı kalıcı olarak düzeltmek için “ Estetik ve Plastik cerrahisine” başvururuz. Tıbbın uzmanlık alanı “plastik ve rekonstrükt Estetik ve plastik cerrahi, Yüzümüzde vaya vücudumuzda bulunan herhangi bir orantısızlığı kalıcı olarak düzeltmek için “ Estetik ve Plastik cerrahisine” başvururuz. Tıbbın uzmanlık alanı “plastik ve rekonstrüktif” cerrahi ile “ estetik” cerrahi olarak iki bölüme ayrılır. 

    Plastik cerrahisi: Doğum veya sonradan yüzde veya vücutta oluşan travma tik orantısızlıkları düzelten kişidir ve plastik sözü, Yunanca “plasticos” olan ve “şekillendirme” anlamına gelen bir sözcük dür.  

    Plastik cerrahisinin ilgi alanları ise şunlardır: Yüz şekil bozuklukları, (dudak yarığı, yüzdeki kemik düzensizliği gibi) ve yanık sonrası deri bozuklukları ile baç ve boyun gibi bölgelerdeki tümörlerin tedavisidir. Bu tedavilerin kuralı tedaviyi en basitinden ve hastaya zarar vermeyecek şekilde uygulanmasıdır. 

    Estetik cerrahi (kozmetik cerrahi): Estetik cerrahisi ise plastik cerrahinin yardımcı dalıdır. Plastik cerrahisi yüz ve vücut orantısının düzelterek normalden daha iyi görünüm sağlar. Estetik cerrahisi ise yüzü ve vücudu normalinden daha güzel yapmayı amaçlar. Hastanın estetik tedavisi göre bilmesi için önce plastik cerrahisine başvurması gerekmektedir. Ülkemizde estetik cerrahisi bakımından popüler olan uygulamalar, meme estetiği (büyültme-küçültme), burun estetiği, kepçe kulak ameliyatı ve liposakşın (yağ aldırma) gibi uygulamaları sık sık duymaktayız. 

    Estetik cerrahisinin ilgi alanları: Yüz germe (kırışıklık tedavisi, göz torbalarını düzeltme), kepçe kulak, lazer uygulamaları (yüz soyma, leke tedavisi ve kılcal damarların giderilmesi) cilt bakımları ve girişimleri. Bu konularda Türk plastik cerrahları bir bilim alanı olarak dünyaca çok iyi bir seviyededir. Bir çok yabancı uyruklu vatandaş estetik konusunda Türkiye'yi tercih etmektedir. Estetik güzelliğin yanı sıra bir ihtiyaçtır. Bedeninize yaptığınız her yatırım pozitif bir psikoloji olarak size geri döner.
    ]]>
    Diş Eti Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/dis-eti-cerrahisi.html Sun, 25 Nov 2018 10:25:23 +0000 Diş eti cerrahisi, diş ve diş etlerinde meydana gelen rahatsızlıkların tedavisi uygulanan yöntemlerden biridir. Dolgu, taş temizleme, diş beyazlatma gibi tedavilerin dışında olan diş eti cerrahisi daha kapsamlı bazen de uz Diş eti cerrahisi, diş ve diş etlerinde meydana gelen rahatsızlıkların tedavisi uygulanan yöntemlerden biridir. Dolgu, taş temizleme, diş beyazlatma gibi tedavilerin dışında olan diş eti cerrahisi daha kapsamlı bazen de uzun bir süreci içermektedir. Özellikle diş etlerinde meydana gelen sıkıntıların giderilmesinde diş eti cerrahisinden yararlanılmaktadır. Diş eti cerrahisinin uygulandığı rahatsızlıklardan birisi diş eti çekilmesidir.

    Diş eti çekilmesi

    Diş eti, dişlerin aralarında ve etrafında bulunan dokuya verilen isimdir. Diş etleri ile dişin birleştiği kısım 1-2 mm kadar daha gevşek formdadır ve bu kısım serbest diş eti olarak adlandırılmaktadır. Daha derinde bulunan kısımlar ise yapışık diş eti olarak geçer. Diş eti sağlıklı bireylerde açık pembe renkte olup yüzeyi portakal kabuğuna benzeyen bir yapıdadır. Ancak ırk farklılıkları ve genetik faktörler nedeniyle her zaman pembe renkte olmayabilir. Buna rağmen büyük oranda açık pembe renktedir. Sağlıklı diş etleri açık pembe renkte, kanamayan şekildedir. Diş etleri dişi ve çevre dokularını belirli bir düzende sararlar. Bu yapıda meydana gelen bozulmalarda, diş etinde kanama hassasiyet ve zamanla diş eti çekilmesi sonucunda diş kayıpları meydana gelmektedir. Bu rahatsızlığı engellemek için uygulanan diğer yöntemler işe yaramadığı zaman diş eti cerrahisi devreye girmektedir. Burada uygulanan diş eti cerrahisi yöntemlerinden birisi, yumuşak doku grefti olarak geçer. Bu cerrahi işlemde kişinin damak ve yanağından alınan dokular çekilme olan bölgeye yerleştirilir. Başka bir diş eti cerrahisi yöntemi ise küretajdır. Bu yöntemde diş etinde oluşan iltihaplı kısımlar kazınmaktadır. Doku yenileme ameliyatı ise diş eti sınırından bir miktar kaldırılarak bakteriler temizlenmektedir. Bu kısma protein, zar veya doku şeklinde bir materyal yerleştirilir. Klasik yöntemlerin dışında diş eti cerrahisinde lazer tedavisi de kullanılmaktadır. Bu yöntemde tedavideki konfor, yöntemler ve iyileşme süreci farklılık göstermektedir. Görüldüğü gibi diş eti cerrahisi bu bölgede oluşan rahatsızlıkları ilgilendirmektedir. Tedaviler hastalığın şiddetine, damak yapısına yada yaşa göre değişebilmektedir. Her şey gönlünüzce olsun. Sağlıkla kalın.
    ]]>
    Vasküler Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/vaskuler-cerrahi.html Mon, 26 Nov 2018 01:22:04 +0000 Vasküler Cerrahi, Kalp ve damar cerrahisi anlamına gelir. Kalp cerrahları tarafından yapılan kalp veya dört büyük damar üzerinde yapılan cerrahi operasyonlara Vasküler Cerrahi denir. Vasküler Cerrahi operasyonları genellikle akut Vasküler Cerrahi, Kalp ve damar cerrahisi anlamına gelir. Kalp cerrahları tarafından yapılan kalp veya dört büyük damar üzerinde yapılan cerrahi operasyonlara Vasküler Cerrahi denir. Vasküler Cerrahi operasyonları genellikle akut romatizmal ateş, endokardit, ateroskleroz gibi sebeplerden doğan, konjenital kalp rahatsızlıkları, sessiz iskemi kalp krizi ya da kalp kapağında oluşan hastalıklar gibi komplikasyonları tedavi etmek için yapılmaktadır. Bu cerrahi alanı aynı zamanda kalp nakli gibi konuları da içerisine alır. 

    Vasküler Cerrahi uygulama alanları; 
    • Dört ana damar, 
    • Kalp,
    Vasküler Cerrahide uygulanan cerrahi yöntemler; 
    • Lapakçık ameliyatı, 
    • Koroner bypass ameliyatı, 
    • Şah damarı ameliyatı,
    • Minimal invaziv cerrahi, 
    • Büyük aort damarı ameliyatı, 
    • Aritmi cerrahisi, Vasküler Cerrahi alanının içerisinde yer almaktadır. Kalp ve damar hastalıkları günümüzde bile halen ölüm ile sonuçlanabilen hastalıkların başında gelir. 
    Vasküler cerrahi hastalıklarında genellikle kişilerde görülen belirtileri ve ameliyatları; 

    Gaz sorunu, göğüste sıkışma, çarpıntı, nefes almada zorluk, yorgunluk, gibi belirtiler ile kendini gösteren kalp ve damar hastalıkları, bütün toplumlarda halen önemli bir sağlık sorunudur. Düzensiz beslenme, obezitenin yaygınlaşması, sigara kullanımı çevre kirliliği gibi etkenler bu tür Vasküler Cerrahi hastalıklarının yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Bu duruma birde genetik olan etkenler eklendiğinde çok genç yaşta kalp damar hastalıkları yaşayan insanlar var olmaktadır. Etkisini arttırıcı nedenlerden ötürü yaşam alanları ve genetik yatkınlık çok önemlidir. Bu etkenlerden dolayı Vasküler Cerrahi hastalıklarının tanı, teşhis ve tedavisi önem arz etmektedir. Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde yani Vasküler Cerrahide yapılan ameliyatlar yaşamsal açıdan büyük önem taşımaktadır. O nedenle de Vasküler Cerrahide ameliyatlar deneyimli uzman ve akademik kariyeri olan cerrahlar tarafından yapılması gerekir. Bu durumlar dikkate alınarak Vasküler Cerrahisi alanında başarıları olan, hasta beklentilerine cevap verebilecek sağlık kuruluşlarına, hastaların isteklerine, kalp cerrahlarına rağbet edilmesi önemlidir. Yapılacak olan Vasküler Cerrahi ameliyatlarında üstün teknoloji, ameliyatların steril bir ortamda olması ve deneyimli ekip yardımlaşması gibi faktörlerin bir arada olması gerekmektedir. Sağlıkla kalın.
    ]]>
    Kolorektal Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/kolorektal-cerrahi.html Mon, 26 Nov 2018 08:31:25 +0000 Kolorektal Cerrahi, Diğer bir adı ile Proktoloji; kalın bağırsak yani kolon, kalın bağırsağın makat yakın son bölümü rektum ve makat bölgesi hastalıkları ile ilgilenen tıp dalına Kolorektal Cerrahi denir. Günümüzde Prokt Kolorektal Cerrahi, Diğer bir adı ile Proktoloji; kalın bağırsak yani kolon, kalın bağırsağın makat yakın son bölümü rektum ve makat bölgesi hastalıkları ile ilgilenen tıp dalına Kolorektal Cerrahi denir. Günümüzde Proktoloji terimi makat hastalıkları ile ilgilenen bölüme denir. Proktoloji uzmanı terimi ise makat hastalıkları üzerine uzmanlaşmış Genel Cerrahlara ifade olarak kullanılmaktadır. Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji gibi alanda çalışan cerrahlara ise Kolorektal Cerrah denir. 

    Kolorektal Cerrahi alanına giren hastalıklar
    • Hemoroid,
    • Makat fistülü ve apsesi,
    • Makat çatlağı,
    • Kronik kabızlık,
    • Rektum kanseri,
    • Bağırsak kanseri,
    • Makat kanseri,
    • Gaz ve dışkı kaçırma,
    • Divertiküler bağırsak hastalığı,
    • Bağırsak yapışıklığı İltihabi,
    • Anismus Makat sarkması – rektal prolapsus 
    • Bağırsak hastalığı,
    • Rektosel,
    Kolorektal Cerrahi tıp alanında özel bir kategori oluşturmaktadır. Kolorektal Cerrahi veya Proktoloji özellikli bir alandır. Çünkü, Proktoloji eğitimine genel olarak Tıp Fakültesi kapsamında yeterince yer verilmez. Kolorektal Cerrahide, Anorektal muayeneler özel teknoloji ve alet gerektirmektedir. Anorektal hastalıklar gibi durumlarda hasta memnuniyeti elde etmek veya oluşturmak oldukça zor bir durumdur. Anorektal bölgede yaşanan hastalıklardan ötürü hastanın anorektal bölgenin sosyal özellikleri ve fonksiyonel nedenlerinden dolayı, tüm hastaların tedavi öncesi ve sonrasında mutlaka eğitilmeleri gerekmektedir. Koloraktal Cerrahi, günümüzde bile halen Genel Cerrahi adı altında olan büyük bir kapsam içerisinde değerlendirilen, rektum,kalın barsak ve anal bölge hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelmiş bir alt uzmanlık alanı olarak görülmektedir. Pek çok üniversite ve dünya ülkelerinde, devlet tarafından tanınmış bir uzmanlık alanıdır. Ülkemizde ise, halen yapılan bir çok ısrar ve isteğe rağmen halen alt grup olarak adlandırılmaktadır. Bu alt grup ve ayrıştırma konusunda ülkemizde batıya oranla bir geri kalış söz konusu olduğundan ülkemizde resmi olarak tanınmış ve bilinen bir Kolorektal Cerrah yoktur. Yani Türkiye' de Genel cerrahi içerisinde, yurt dışı yayınları ile, vakıa serileri ile, hasta gruplarındaki deneyimi ile odaklanmış Proktoloji uzmanları veya bu alana adanmış uzmanlar vardır. Sağlıkla kalın.
    ]]>
    Diş Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/dis-cerrahisi.html Mon, 26 Nov 2018 19:46:21 +0000 Diş cerrahisi; diş ile ilgili tüm cerrahi işlemlerle birlikte yüz ve çene kemiğindeki tüm rahatsızlıkların tedavisi ile ilgilenmektedir. Son zamanlarda diş hekimliği cerrahisinin alanları daha da genişlemiştir. Ağız diş Diş cerrahisi; diş ile ilgili tüm cerrahi işlemlerle birlikte yüz ve çene kemiğindeki tüm rahatsızlıkların tedavisi ile ilgilenmektedir. Son zamanlarda diş hekimliği cerrahisinin alanları daha da genişlemiştir. Ağız diş ve çene cerrahisi işlemlerin başında çene alt kemiğindeki kist operasyonları yirmi yaş cerrahisi, ağız içi kanser tedavileri, eklem problemleri ve çene kırıklarının tedavileri gelmektedir.

    Diş cerrahisi sonrası kanama, şişlik ve ağrı gibi problemler ile karşılaşılmamaktadır. Çünkü gelişen teknoloji ile yeni teknikler sayesinde artık minör travmalar ve lazer uygulamaları ile dokulara daha az zarar ile işlemler yapılmaktadır. Bu cerrahi uygulamalar sayesinde hem operasyon sırasında hem de cerrahi sonrasında konfor artmaktadır.

    Diş cerrahisinde nasıl tanı konulur;

    Diş cerrahisi tanı yöntemleri arasında röntgen gibi teknikler kullanıldığı gibi tomografiyle desteklenerek, hastanın birebir ölçüde üç boyutlu kemik modelinin elde edildiği yeni teknikler de kullanılmaktadır. Bu sayede cerrahi operasyondan önce kesin tanı konularak ameliyat planı tam olarak yapılabilmektedir. Tanı ve operasyon sırasında başarılı olmak için ortodonti ve protez uzmanı diş hekimleri ile birlikte multi disipliner çalışması gerekir. 

    Diş Cerrahi operasyonları nasıl gerçekleştirilir;

    Ağız boşluğu içerisinde yer alan yumuşak dokular yanak, dil, dudak gibi ve sert dokuları çene, diş, kemikler gibi ilgilendiren her türlü rahatsızlıkların teşhisi ve cerrahi iyileştirme yöntemleri lokal anestezi, genel anestezi veya sedasyon yapılarak klinik veya ameliyathane ortamlarında gerçekleştirilir. Hastaların büyük operasyonlar sonrasında hastane ortamında bir kaç gün gözlem altında tutulmaları gerekebilir. Kanama ve şiddetli ağrı oluşumlarında müdahale edilebilmesi için hastane ortamı gereklidir.

    Diş Cerrahisine gidilmesi gereken durumlar;
    • Diş çekimlerinde
    • Gömülü diş çekimlerinde
    • 20 lik yaş diş çekimlerinde
    • Çene kırıklarının cerrahi uygulamasında
    • Çenede oluşan apse ve kistlerin iyileştirilmesinde
    • Çene tümörlerinin cerrahi tedavisinde
    • Dental implant yapılmasında
    • Protez ve ortodontik tedavi öncesi çene dokularının düzenlenmesi
    Diş hekimliğinde sıklıkla yapılan implantların çeneye yerleştirilmesi, implant için gerekli olan kemiğin kısa kalması sonucu kemik greftleri yerleştirilmesi gibi ileri dental yöntemleri implant cerrahi tedavileri de diş cerrahi bölüm içerisinde yer almaktadır.

    20 yaş dişleri ağız içerisinde en son çıkan dişlerdir. Üst ve alt çenede dişlerin arkasının en sonunda bulunurlar. Genellikle 20'li yaşlarda çıktıkları için bu adı almışlardır. Yirmili yaş dişlerinin gömülü kalması ve tam olarak çıkmaması durumunda ciddi eklem rahatsızlıkları oluşabilir ve komşu dişlere zarar verebilmektedir.

    20'li yaş dişleri bazı durumlarda çenedeki yer darlığından çıkamayıp gömülü kalabilirler. Tam olarak gömülü kalabilecekleri gibi, yarı çıkmışta olabilirler. Ayrıca tam olarak çıkmamış 20'li yaş dişleri zamanla çene içerisinde büyük boyutlarda meydana gelebilecek kistlere neden olarak ciddi rahatsızlıklara sebep olmaktadırlar.

    Herhangi bir soruna neden olmasa bile diğer dişlerin düzgün çıkabilmesi için 20 yaş dişlerinin ortodontik tedavi için çekilmeleri gerekmektedir. Bu gibi nedenlerden dolayı 20 yaş dişlerinin bölgesel uyuşturma ile diş cerrahisi tarafından çekimi yapılır.

    Operasyon sonrasındaki ilk gün diş fırçalama, şiddetli çalkalama ve gargara yapılmamalıdır. İlk iki gün ılık ve yumuşak besinler tüketmek gerekir. Ağrı kesici ilaçlar ve doktor önermişse antibiyotik düzenli olarak mutlaka kullanılmalıdır. İyileşme sürecini etkileyeceği için bu dönemde sigara içmemeniz gerekir.
    ]]> Ağız Diş Çene Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/agiz-dis-cene-cerrahisi.html Tue, 27 Nov 2018 09:59:29 +0000 Ağız diş çene cerrahisi, tanım olarak ağız, diş çene cerrahisi, hem ağız içerisinde bulunan yanak, damak, dil, kaslar ve dudaklarında yer aldığı yumuşak dokuları, hem de, sert dokuları oluşturan dişler ve Ağız diş çene cerrahisi, tanım olarak ağız, diş çene cerrahisi, hem ağız içerisinde bulunan yanak, damak, dil, kaslar ve dudaklarında yer aldığı yumuşak dokuları, hem de, sert dokuları oluşturan dişler ve çene kemiklerini de içerisine alacak şekilde oluşan, tümör ve kist şeklindeki patolojik oluşumların tedavilerini, diş ve çene kırıklıkları, çürümüş veya gömülü vaziyette kalmış dişlerin çıkartılması yahut sürdürülmesi, protez yapımına uygun olacak bir şeklide yapılan düzeltmeleri de içine alan ana bilim dalıdır. Ülkemizde diş hekimliği fakültesinden mezun olanlar diş hekimi unvanı alırlar. Ağız diş, çene hastalıkları cerrahı olabilmeleri için, ağız, diş, çene hastalıkları ve cerrahisi ana bilim dalı konusunda uzmanlık eğitimleri almaları gerekir, bu bilim dalında uzmanlık eğitimlerini alanlara uzman hekim unvanı verilir. Ağız, diş çene cerrahi, ağız boşluğu, dişler, çene kemikleri ve yüz dokuları hastalıkları cerrahi işlemleri ile ilgilenir. Diş hekimleri gerek duydukları durumlarda hastalarını ağız, diş çene cerrahisi uzmanlarına yönlendirebilir.   

    Ağız diş çene cerrahisi ilgi alanları
    • Gömülü, komplike veya sürmüş diş çekimleri
    • Ağız, çene ve yüz bölgesinde oluşan enfeksiyonların cerrahi ve tıbbi tedavileri
    • Çene bölgesinde oluşan kist ve tümörlerin cerrahi tedavileri
    • Ağız bölgesinde bulunan yumuşak dokuların hastalıkları ve tedavileri
    • Ağız, Çene ve yüz bölgesinde belirtileri ortaya çıkan, tüm vücudu ve sinir sistemini de etkileyen hastalıkların tanısı ve ilgili uzmanlık dalına yönlendirilmesi
    • Dişlerden kaynaklanan kemik içi iltihaplarının tedavisi
    • Çene ve yüz bölgesindeki kemiklerde oluşan kırıklıkların tedavileri
    • Diş protez yapımı öncesi sert dokuların ve yumuşak dokuların cerrahi yöntemlerle düzeltilmesi, proteze hazırlanması
    • Çene ve yüz bölgesinde oluşan ağrıların tedavileri
    • Çene eklem hastalıklarının tedavileri
    • Dudak ve damak yarıklarının tedavileri
    • Tükürük bezinde oluşan hastalıkların tedavileri
    • Diş ve çene bağlantılı üst çene sinüs patolojileri tedavileri
    • Ağız çene ve yüz bölgesinde oluşan estetik ve fonksiyonel bozuklukların tedavileri
    • Kanser tedavisi süresince uygulanan ilaç ve radyoterapi neticesi oluşan çene kemik doku hasarları ve tedavileri
    • Diş vida yöntemi ile çene kemiği protez diş uygulamaları
    • Diş protez uygulaması amacı ile sert ve yumuşak doku eksikliklerinin düzeltilmesi
    Ağız içi cerrahi işlemlerin uygulamasında lokal anestezi yeterli olamakla birlikte, ağız, çene ve yüz bölgesindeki kapsamlı cerrahi uygulamalarda genel anestezi uygulanması gereklidir. Bunun yanı sıra dental fobi olarak bilinen diş çekimi korkusu, reflekse bağlı bulantı, çocuk hastalar ve zihinsel veya bedensel hastalar ile lokal anestezi ile tedavi edilemeyen hastalara, genel anestezi veya sedasyon yöntemi ile müdahale gerekli olmaktadır.
    ]]>
    Cerrahi Hastalıkları https://www.cerrahi.gen.tr/cerrahi-hastaliklari.html Tue, 27 Nov 2018 11:16:32 +0000 Cerrahi hastalıkları: Hastalıklar, yaralanmalar ve vücuttaki yapı bozuklukları, ilaç ile ya da diğer tedavi metotlarıyla iyileştirilemezse ameliyatla tedavi yöntemine cerrahi adı verilmektedir. Cerrahi, yara ile uğraşan
    Cerrahi hastalıkları: Hastalıklar, yaralanmalar ve vücuttaki yapı bozuklukları, ilaç ile ya da diğer tedavi metotlarıyla iyileştirilemezse ameliyatla tedavi yöntemine cerrahi adı verilmektedir. Cerrahi, yara ile uğraşan bilim dalıdır. Bir görüşe göre cerrahi yetenek işi olduğundan sanattır. Cerrahi tedavi kesme, onarma, organın alınması, birleştirme gibi durumlara dayanır. Bu durumlarda ya ameliyat bölgesi uyuşturulur ya da hasta tamamen uyutulur.

    Cerrahi hastalıkları, neredeyse vücudun tüm yapısındaki rahatsızlıkları kapsamaktadır. Hasta, şikayetiyle ilgili bir uzman hekime müracaat ederek rahatsızlığının kaynağını tespit ettirir. Yapılacak tetkikler sonucu ortaya çıkan veriler ışığında teşhis konulur. Teşhise göre ilaçlı,  ve diğer yöntemlerle tedaviye geçilir. İlaçlı ya da diğer yöntemlerle sonuç alınamazsa cerrahi yönteme geçilir. Teşhiste ameliyatın aciliyeti varsa ilaçlı ve diğer yöntemler uygulanmadan ameliyat tedavisine geçilir.

    İnsan vücudunun yapısına göre tedavi amaçlı bölgesel bölümlere ayrılmıştır. Bölümlerinde uzmanlaşan hekimlerin bir kısmı tedavilerinde ameliyat yöntemini kullanabilir. Ameliyat yapabilen hekimlere operatör unvanı verilir. Cerrahi yöntemi uygulayan hekimler ve ameliyat edebilecekleri rahatsızlıklar:
    • Genel cerrah: Batında yer alan organlardaki bozukluklar
    • Kardiyoloji: kalp ve damardaki rahatsızlıklar
    • Kulak burun boğaz: Kulak, burun ve boğazdaki rahatsızlıklar
    • Ortopedi: İskelet sistemi, eklemler ve eklemlerdeki bağ dokular
    • Kadın doğum: Kadınsal faaliyetlerdeki bozuklukları ve doğum sürecindeki problemler
    • Nöroloji: Beyin ve omurilikteki rahatsızlıklar
    • Üroloji: Böbrekler, boşaltım sistemi
    • Göz: Gözdeki rahatsızlıklar
    • Plastik cerrah: Vücudun görüntüsündeki bozukluklar
    Genel olarak belirtilen bölümler cerrahi yöntemi uygulayan hekimlerdir. Hekimler uzmanlık alanlarına göre hastaları tedavi etmektedirler.
    Teknolojinin sağladığı ekipmanlarla ameliyatlar daha kısa sürede ve daha başarılı yapılmaktadır.  Hastalar da kısa sürede iyileşmektedir. Yapısal bozukluğu olan ya da yetmezliği ortaya çıkan bir çok organda, bağışçıdan alınan organla değiştirilmektedir. Hastanın mutlaka rahatsızlığıyla ilgili uzmana müracaatı etmesi gereklidir. Uzman bir hekimin dışında kimsenin tedavisi olumlu sonuç vermesi beklenemez.
    ]]> Plastik Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/plastik-cerrahi.html Wed, 28 Nov 2018 05:41:11 +0000 Plastik Cerrahi,  Çoğu kez plastik cerrahi ve estetik cerrahi birbirine karıştırılıp sanki ikisi de aynı cerrahi dalıymış gibi düşünülebilmektedir. İkisi de farklı alanlar olup estetik cerrahinin plastik cerrah Plastik Cerrahi,  Çoğu kez plastik cerrahi ve estetik cerrahi birbirine karıştırılıp sanki ikisi de aynı cerrahi dalıymış gibi düşünülebilmektedir. İkisi de farklı alanlar olup estetik cerrahinin plastik cerrahiye bağlı bir yan dal olduğunu belirtmekte fayda var. Ama bu şekilde bir algı oluşmasının sebebi yayın kuruluşlarında ve medyada plastik cerrahinin daha çok estetik cerrahi ile olan bağlantısından yola çıkılmasındandır.Estetik cerrahide var olan bir şeyi daha mükemmel yapmak söz konusudur. Plastik cerrahide estetik bir kaygı yoktur, ortada bariz bir eksiklik, problem ve sıkıntı vardır. Bütün plastik cerrahlar aynı zamanda estetik cerrahi eğitimi de aldıkları için estetik operasyonları da yapan kişilerdir. Biz plastik cerrahiden bahsedeceğiz.

    Plastik cerrahi nedir

    Doğumda oluşan ya da sonradan oluşmuş şekil ve fonksiyon bozukluklarının veya anomalilerin düzeltilmesi, giderilmesi, ve şekil verilmesi anlamına gelmektedir. Plastik yunanca anlamı itibari ile bir şekle, bir kalıba sokmaktır. Plastik cerrahi vücudun her tarafında oluşabilen yada oluşmuş sıkıntı ve problemlerle ilgilidir. Vücudun şeklini bozan şeyler doğum sırasında ya da sonra dan ortaya çıkma sureti ile edinilmiş olabilir.

    Plastik cerrahi hangi işlemleri yapar 

    • anne karnından yapışık parmaklarla doğmak,
    • ya da yarık dudak gibi ya da sonradan oluşan trafik kazaları sebebi ile vücutta ve yüzde meydana gelen yaralanmalar,
    • yanıklar çeşitli doku ve deri ile alakalı tümörler, kemiklerdeki sıkıntılar,
    • kulak kepçesinin hiç olmayışı, burnun kopması,
    • vücuttaki benler kitleler, göğsün hiç olmaması yada göğsün asimetrik olmaması, kanser hastalığı sonucu hastanın göğsünün alınmış olması,
    • genital organlardaki anomaliler, erkelerde göğüs büyüklüğü,
    • el cerrahisi mesela parmakların uzunlu kısalı olması, el ve ayaktaki belirgin şekil bozuklukları, kimyasal maddelerin deride yaptığı deformasyonlar,
    • ve kronik hale gelmiş yaralar plastik cerrahinin alanına girer. 

    Plastik cerrahi ile düzeltme şekillendirme yapılabilmesinin ilk kuralı en kolay yöntemin hastaya en az zararla yapılmasıdır. Plastik cerrahide en önemli ikinci kural ise mümkün olduğunca aslına uygun tedavi şeklidir. Örneğin hasta da yüz kemik kaybı varsa öncelikli olarak hastanın kendi kemiklerinden tedavi yoluna gidilir. Yani plastik cerrahi tamamen bir onarım cerrahisi olup yeniden yapılandırmayı esas almaktadır. Ülkemizde bulunan plastik cerrahlar sayesinde Türk plastik cerrahisi  dünyada çok iyi bir yere sahiptir. Yabancı uyruklu kişilerin bir çoğu  plastik cerrahi için ülkemizi tercih etmektedir.      

    ]]>
    Cerrahi El Yıkama https://www.cerrahi.gen.tr/cerrahi-el-yikama.html Wed, 28 Nov 2018 18:16:59 +0000 Cerrahi el yıkama, klasik el yıkama yöntemlerimize nazaran daha kapsamlı bir yıkama şeklidir. Bildiğiniz gibi vücudumuzdaki mikroorganizmaların neredeyse yarısı ellerimizde bulunmaktadır. Ellerimizle gün boyunca mikrop alışveri Cerrahi el yıkama, klasik el yıkama yöntemlerimize nazaran daha kapsamlı bir yıkama şeklidir. Bildiğiniz gibi vücudumuzdaki mikroorganizmaların neredeyse yarısı ellerimizde bulunmaktadır. Ellerimizle gün boyunca mikrop alışverişi yapmaktayız. Saydığımız paralar, tuvalet kolu, toplu taşıma araçlarında dokunduğumuz yerler vb. mikrop barındırmaktadır. Grip rahatsızlığının en hızlı yayılma şekillerinden biridir. O yüzden el hijyeni hem mikropları vücuda almamızı engeller hemde mikrop transferi yapmamızı. Cerrahi el yıkama bu noktada çok önemlidir.

    Cerrahi el yıkama nedir

    Öncelikle bilmemiz gereken husus normal el yıkama sağlıklı değil mi Aslına bakarsanız kötünün iyisi diyebiliriz. Bizim klasik şekilde elimize sıvı yada katı sabunu alarak iyice köpürtme yapmamız ve durulama yapmamız temizlik sağlar. Ancak bu temizlik istenen hijyeni sağlamamaktadır. Yani halen ellerde hastalık ihtimali yapan mikroorganizmalar barınabilmektedir. Özellikle parmak aralarında ve avuç orta kısmında. Peki sağlık çalışanlarının daha çok uyguladığı cerrahi el yıkama nasıl yapılmakta. Cerrahi el yıkama, ellerden, kollardan ve tırnaklardan olumsuz durum oluşturacak mikroorganizmaların uzaklaştırılması işlemidir. Eğer düzgün bir temizlik sağlanmaz ise cerrahi operasyon sırasında takılan eldivenin altında mikrop üremesi olacaktır. Ve buda hastanın enfeksiyon kapmasına neden olabilecektir. Cerrahi el yıkamanın aşamaları ise şöyledir;
    • Bu temizlikte esnasında kullanılan temizlik sabununun antimikrobiyal özelliği taşımaması gerekmektedir. Yıkama esnasında el, ön kol tırnak içleri iyice temizlenir ve durulanır. Tırnaklar parmak ucun geçmemesi gerekmektedir ve oje yada takma tırnak olmamalıdır. Yıkama süresi ortalama 4 dk kadar sürmektedir. 
    • Yıkama esnasında ameliyat giysisinin üzerine su gelmemesine dikkat etmek gerekmektedir. 
    • Ameliyat eldiveni takılmadan önce eller ve kollar steril havlu ile kurulanmalıdır ve mikroorganizma çoğalımını engelleyecek alkol bazlı cerrahi el septiği kullanılmalıdır. Bazı operasyonlarda eller saatlerce eldiven içerisinde kalacağından bu aşama çok önemlidir. 
    • Cerrahi el septiği kuruyana kadar eller ovulması gerekmektedir. Bundan sonra eldiven takılabilir.
    Görüldüğü gibi cerrahi el yıkama normal el yıkaması yapmamıza göre daha kapsamlı olmaktadır. Ancak bizde hasta odalarına girerken ellerimiz yıkamalı ve dezenfeksiyon ile tam hijyeni sağlamalıyız. Bizim direnç gösterebileceğimiz bir mikroba onlar gösteremeyebilir. Hastalıkları nedeniyle bağışıklık sistemleri zayıf durumdadır. Cerrahi el yıkama aşamalarımız bu kadar. Sağlıkla kalmanız dileğiyle. 
    ]]>
    Obezite Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/obezite-cerrahisi.html Thu, 29 Nov 2018 03:01:11 +0000 Obezite cerrahisi, beden kitle endeksi 35'in üzerindeki kişilere uzman denetiminde uygulanan beslenme, egzersiz ve ilaç tedavileri sonucunda kilo vermede başarısız olunması durumunda uygulanır. Bunun dışında beden kitle endeksi 30 v Obezite cerrahisi, beden kitle endeksi 35'in üzerindeki kişilere uzman denetiminde uygulanan beslenme, egzersiz ve ilaç tedavileri sonucunda kilo vermede başarısız olunması durumunda uygulanır. Bunun dışında beden kitle endeksi 30 ve üstünde olan kişilerde ise, diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi gibi rahatsızlıkları bulunan kişilere de uygulanabilir. Bu kişilerde yaşam kalitesinin yükseltilmesi için obezite cerrahisi başarılı sonuçlar verir. Hastalar açısından hangi operasyonun uygun olduğuna yapılacak muayene ve tetkikler sonucunda karar verilir. Ayrıca doğurganlık çağındaki kadınlar bu ameliyatları olmak için, mutlaka uzman bir doktora danışmalıdır. Bunun sebebi operasyon geçiren kadınların 2 yıl süreyle gebe kalmaması gerektiği içindir. Obezite cerrahisi kapsamında laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemleri kullanılabilir. Bu yöntemler açık cerrahiyle kıyaslandığında, hastalardaki iyileşme sürecini kısaltan, konforlu bir tedavi sunar.

    Obezite cerrahisi kapsamında uygulanan yöntemler

    Mide kelepçesi (Mide bandı): Bu yöntem yemek borusuyla midenin birleşiminin hemen altına, mide çevresine silikon gastrik bant yerleştirilmesi suretiyle uygulanır. Bu midenin hacminde küçülmeye neden olur. İçi uzun bir balona, bisiklet lastiğine benzeyen bant, ince bir tüple cildin altına yerleştirilen porta bağlanır. Yapılan ameliyattan 1 ay kadar sonra cilt altındaki bu porttan balon serum enjeksiyonları yapılarak şişirilir. Bu sayede ameliyatın ardından mide geçişi boyutları kolayca değiştirilmektedir. Böylece hastalar daha az yemek yiyerek tokluk hissederler. Obezite cerrahisinde bu yöntem laparoskopik olarak uygulanır. Hastaya küçük kesiler yapıldığı için, iyileşme ve normal yaşama dönüş süresi kısadır. Bu operasyonun ardından 18-24 ay içinde hastaların kilosunda % 60-80 oranında azalma olur. Eğer mide bandı sorun yaratmazsa, hastalarda tekrar kilo alma problemi yaşanmaz.

    Gastrik sleeve: Bu yöntem mide hacminde küçülmeye neden olup, kişinin az yemek yiyerek tok kalmasına yardımcı olur. Operasyonda midenin bir kısmı alınmakta ve tüp şeklinde olan mide oluşturulmaktadır. Bu nedenle tüp mide ameliyatı olarak ta bilinir. Laparoskopik yöntemle küçük kesiler açılarak uygulanır.

    Gastrik bypass: Midenin bypass edildiği bu operasyonda, midenin hacmi küçültülür ve mide ince bağırsağa dikilir. Bu midede besinlerin bir bölümü emilmeden bağırsaktan dışarı atılır. Hastaların az besine doyması sağlanır. Yani hastanın yediği besinlerin hepsi emilmez.

    Obezite cerrahisi riskleri ve komplikasyonları nelerdir

    Bu konuda yapılan araştırmalarda obezite cerrahisinin uygulandığı hastalarda aynı zayıflama diyetlerinde olduğu gibi beslenme alışkanlıklarının olmasını, yaşam tarzında değişiklik yapmaları gerektiğini, aktif bir yaşam sürmelerinin gerektiği belirlenmiştir. Ameliyatın ardından hastaların her istediğimi yerim düşüncesinde olmaması, katı ve sıvı yiyecekleri birlikte tüketmemesi, asitli içecek içmemeleri gerekir. Bu kurallara uyulduğu takdirde alınan sonuçlar daha başarılı olur. Ameliyat olma kararının iyi bir araştırmayla, danışarak alınması gerekir. Obezite cerrahisi nedeniyle hastalarda oluşabilecek sorunlar ise;
    • Bacaklarda pıhtı oluşması
    • Zatürre (Pnömani)
    • Kesi yeri enfeksiyonları
    • Kalsiyum yetmezliğinden kaynaklanan enfeksiyonlar
    • Midedeki sızıntılar
    Obezite cerrahisi sonrasında oluşabilecek bu sorunlarda bazen antibiyotik tedavisi yeterli olurken, bazen de hastanın tekrar ameliyat edilmesi gerekir. Ayrıca hastalarda verilen kilolar nedeniyle vücutta ani sarkmalar meydana gelebileceği için estetik operasyon gerekebilir. Hastanın yaşam boyu vücuduna takviye olarak vitamin ve mineral desteği alması gerekebilir. Doğal beslenmeyle vücut için gerekli besinler alınamadığından kemik ağrısı olabilir, D vitamini ve kalsiyum eksikliği oluşacağından diş kaybı, ciltte kuruma, kan şekerinin düşmesi, dep]]> Kardiyovasküler Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/kardiyovaskuler-cerrahi.html Fri, 30 Nov 2018 01:48:32 +0000 Kardiyovasküler Cerrahi, kısaca kalp damar cerrahisi olarak tanımlanabilir. İnsan vücudundaki damar sistemi ve kalp sistemindeki hastalıkların tedavisi için kullanılan operasyonların tamamına kardiyovasküler cerrahi alanı bakar. Kardiyovasküler Cerrahi, kısaca kalp damar cerrahisi olarak tanımlanabilir. İnsan vücudundaki damar sistemi ve kalp sistemindeki hastalıkların tedavisi için kullanılan operasyonların tamamına kardiyovasküler cerrahi alanı bakar. İnsan bedeninin her kısmı elbette önemlidir ama kardiyovasküler cerrahinin alanı açısından bakıldığı zaman bedenin en hayati organı olan kalbe ve damar sistemine baktığı için son derece önemli bir alandır. Kalp kapakçıklarında oluşabilecek rahatsızlıklar ya da dolaşım sistemi hastalıkları için başvurulacak tedavi yöntemlerinin başında cerrahi operasyonlar gelir.

    Kardiyovasküler Cerrahi Nedir Hangi Alanlarda Kullanılır:

    Kardiyovasküler cerrahi, insan sağlığı açısından en önemli alanlardan biridir. Kalp damar cerrahisinde en yaygın yapılan operasyonların başında halk arasında açık kalp ameliyatı olarak bilinen by pass ameliyatı gelir. Bu şekilde son derece önemli operasyonların yanında damar sağlığının ölçülmesi amacı ile yapılan anjiyo gidi yöntemler ya da damar tıkanıklığını gidermek amaçlı kullanılan balon ya da stent gibi yöntemler de kardiyovasküler cerrahi tarafından uygulanan yöntemlerdir. Damar ağlarında oluşan problemler ya da kalbi besleyen damarların açılması ve tedavisi amacıyla kardiyovasküler cerrahiden yararlanılır. 

    Kardiyovasküler cerrahi sadece kalp ve kalbi besleyen damarları değil aynı zamanda vücudun değişik yerlerinde oluşan ya da oluşabilecek damar hastalıklarının ta tedavisini yapan bölümdür. İnce kılcal damar ve kapiller damar ağı tedavisi haricinde beden içinde ana arter ve venöz damarların tedavisinde tıkanıklıklarında ve gerekiyorsa damar refüzyonlarında kardiyovasküler cerrahiden yararlanılır. Kapiller damar ağı tedavisi için damar cerrahisi kullanılır.

    Kardiyovasküler cerrahi kalp kapakçıklarının değiştirilmesi karotis arter inhalasyonları ve aort yırtılmaları gibi ciddi hastalıkların tedavisini yapar. Ameliyatlar son derece önemli ve uzun sürebilir. Hekim ve ameliyat ekibi bu konuda yetkin ve deneyimli olmalıdır. Kardiyovasküler cerrahi operasyonları son derece hijyenik alanlarda yapılmalıdır. Oluşabilecek en ufak bir enfeksiyon tüm damar ağı ile anında bedene yayılabilir ve hastanın hayatına mal olabilir. Organ transpilantasyoları gibi hayati önem taşıyan operasyonlarda kardiyovasküler cerrahi ameliyat ekibinde mutlaka yer alır.
    ]]>
    Genel Cerrahi Neye Bakar https://www.cerrahi.gen.tr/genel-cerrahi-neye-bakar.html Fri, 30 Nov 2018 03:09:31 +0000 Genel Cerrahi Neye Bakar: Genel cerrahi, vücutta sistemik ve yerel sıkıntıların cerrahi yöntemlerle tedavisi edilebilmesinin yanında, yara iyileşmesi, yaralanma gibi konuları içeren ve gelişimleri açısından pek çok cerrahi Genel Cerrahi Neye Bakar: Genel cerrahi, vücutta sistemik ve yerel sıkıntıların cerrahi yöntemlerle tedavisi edilebilmesinin yanında, yara iyileşmesi, yaralanma gibi konuları içeren ve gelişimleri açısından pek çok cerrahi ve temel "tıp" bölümünü etkilemiş bir teknik disiplindir. Genel Cerrahi Bölümü, ilgi alanın genişliği nedeni ile birçok bölüm ile işbirliği içinde ve eş zamanlı olarak çalışmaktadır. Genel Cerrahi hastalarının tedavisinde en önemli aşamalarından biri de ameliyat sonrasında hastanın en kısa zamanda eski yaşantısına dönecek hale gelmesidir. Bu da fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümü ile işbirliği içinde koordineli çalışılarak gerçekleştirilir.

    Genel cerrahinin ilgilendiği alanlardan birisi de travmatoloji bölümüdür. Travma geçirmekte olan hastalarda çok farklı organlar zarar görebileceğinden pek çok farklı bölüm (Ortopedi,Kalp ve Damar cerrahisi, Üroloji gibi) beraber çalışması gerekmektedir. Bu tarz çoklu yaralanmalarda koordinasyon genel cerrahi bölümüne aittir.

    Genel cerrahi bölümüne gelen hastaların büyük bir kısmını kanser hastalarından oluşur. Bu gibi rahatsızlıkların tanı ve tedavisinde genel cerrahi bölümü diğer bölümlerle beraber çalışarak sonuca varır. Çünkü bir hastalığın hangi bölümün ilgi alanına girdiğini önceden kestirmek zor olabilir.

    Genel Cerrahi Neye Bakar, Baktığı Rahatsızlıklar:

    • Apandisit,
    • Memede ağrı,
    • Tiroid hastalıkları ve ameliyatları,
    • Memede kollara doğru yayılan ağrı,
    • Memede ele gelen sertlik,
    • Karın bölgesinde şişlik, buna bağlı ağrı,
    • Gangren,
    • Basur,
    • Hemoroid,
    • İnce bağırsak,
    • Kalın bağırsak,
    • Karaciğer,
    • Mide,
    • Vücutta bulunan et beni ve yağ bezesi,
    • Karın bölgesinde oluşan şiddetli  ağrı,
    • Büyük dışkı ile gelen kan,
    • Dönüşümlü olarak ishal ve kabızlık,
    • Yağa karşı hassasiyet, bağırsakta oluşan  gaz ve midede doygunluk duygusu,
    • Sağ kaburga altında baskı, sağ kürek kemiğine kadar oluşan sırt ağrıları, sağ omuz  bölgesinde ağrı,
    • Göbek bölgesinde ağrı ve şişlik,
    • Kasıkta ağrı ve şişlik,
    • Acil vakalar,
    • Travma ve kazada oluşan yaralanma,
    • Mide, barsak, karaciğer, safra kesesi, pankreas, apandisit, hemoroid, fistül, guatr, kistler ve varis ameliyatları tarzında cerrahi hastalıklar.
    ]]> Onkolojik Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/onkolojik-cerrahi.html Sat, 01 Dec 2018 00:04:24 +0000 Onkolojik cerrahi, özel bir disiplin olan onkolojik cerrahi genel disiplini de içinde barındırmakla birlikte kanserin tedavisi adına çalışma gösteren bir bölümdür. Kanser tedavilerin erkenden tanı konulabilmesi için Onkolojik cerrahi, özel bir disiplin olan onkolojik cerrahi genel disiplini de içinde barındırmakla birlikte kanserin tedavisi adına çalışma gösteren bir bölümdür. Kanser tedavilerin erkenden tanı konulabilmesi için çalışmalar gösterir. Bunun yanında ileri seviyelere ulaşmış kanser vakaları içinde aynı şekilde tanı ve tedavi yöntemleri araştırmaktadır. Kanserli olan hasta yapılabilecek bir desteğin olduğu hissindedir ve hiçbir zaman ümidini kesmez. Eksik, zaman kaybettirici ve yanlış tanı ve tedavi yöntemlerinin tekrarlanmaması adına, halkı ve sağlık personelini eğitmek için çaba sarf eder. En önemlisi de, bu özveri gerekli olan disiplinin, tüm cerrahi disiplinler de spesifik çalışmaya ve bu uğurda çok çalışan onkolojik cerrahlar yetiştirilmesi adına da çaba sarf eder. Kanser tedavisinde, doğru ve zamanında tanıya dayanılır; geciktirmeden tedavi mecburi hale gelir. Çeşitli branşlardan doktorların koordineli çalışmasına bağlı bir şekilde organizasyon işbirliği gereklidir. İlk aşamalarda bilgi alışverişinin ve ekip çalışmasının planlanması için çalışırlar. Kanserin tanı ve tedavisinden sorumlu ve yetkili olan bu onkolojik cerrahisi çok değişik disiplinler olmakla birlikte, solid tümörlerin tanı ve tedavisi zamanının her aşamasından da onkolojik cerrahi sorumludur.

    Onkolojik cerrahi bir yandan kanserin çabuk tanısı adına çabalarını artırırken diğer yandan ilerlemiş kanserlerinde bu cerrahiden yararlanma derecesini eğitim ve öğretim konusu yapmaktadır. Bir şekilde erken tanının oranını artırdıktan sonra küratif kanser cerrahisini uygularken diğer yandan ilerlemiş olan kanserler için yenilikleri devreye girdirmek onkolojik cerrahi konusu olmalıdır. Bir cerrah doktor lokal ileri yayılımı olan bir kanser için inoperabl kararı verme hakkı taşıyabilir. Fakat bir onkolojik cerrah bakımından bu karar genişletilerek uygulanabilir veya bölgesel kemoterapi gibi tedaviler ilave edilebilir. Cerrahi Onkolog nüks tanısını sağlayacak takibin ne sıklıkla yapılması gerektiğini daha da önemli olan şey nüks tespit edildiğinde hangi oranlarda tekrar kür sağlanabileceğini hesaplayarak hasta için en uygun tedaviyi yapabilir. 

    Onkolojik Cerrahi Faaliyet Alanları

    Onkolojik cerrahinin faaliyet alanları, kanser cerrahisi olan bütün disiplinler ile alakalı olan alanlardır. Kanser cerrahisinin uluslararası alanda ne varsa, aynı standartları ülkemizde yerleştirmeye çalışmak bizlerinde görevi olmalıdır. Çalışma kapsamı moleküler biyolojiden en büyük kanser cerrahisi tanısı ve tedavisine kadar her konu ile ilişkilidir. Örneğin; yapılan ameliyatlar bakımından bakarsak, kanser ile ilgili majör ameliyatlar genelde onkolojik cerrahide yapılmaktadır. Onkolojik cerrahide kolorektal cerrahi, pankreas cerrahisi, karaciğer cerrahisi, mide cerrahisi, tiroid cerrahisi, malign melanomla, yumuşak doku cerrahisi ile ilgili cerrahi onkolojinin temel konularındandır.  

    Onkolojik Cerrahi Ameliyatları

    • A. Melanom ve Sarkom Melanom eksizyonu
    • Melanom için SLND
    • İnguinal lenfatik diseksiyon
    • Gövde ve ekstremite sarkom cerrahisi
    • Abdominal sarkom rezeksiyonu
    • B. Gastrointestinal Cerrahi
    • Mide Kanseri için: 
    • Yemek Borusu Kanseri İçin
    • Karaciğer Kanseri
    • Pankreas Kanseri için
    • Rektum Kanseri
    • Kolon Kanseri
    • Karınçi Kanser Yayılımı için
    • Laparoskopinin tanı, evreleme ve tedavi amaçlı kullanımı
    • Palyatif işlemler
    • C. Endokrin-meme cerrahisi
    • Böbreküstübezi kanseri
    • Tiroid Kanseri için
    • Meme Kanseri İçin
    • Meme Kanseri İçin
    • Meme kanseri için SLND

    ]]>
    Ağız Yüz Ve Çene Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/agiz-yuz-ve-cene-cerrahisi.html Sat, 01 Dec 2018 23:09:37 +0000 Ağız Yüz ve Çene Cerrahisi: baş-boyun, yüz ve ağız içerisindeki veya dışarısında ki rahatsızlıkları inceleyen tıp bilimidir. Ağzın içerisinde doğuşta veya sonradan oluşan rahatsızlıkları tespit edip tedavisi için mü Ağız Yüz ve Çene Cerrahisi: baş-boyun, yüz ve ağız içerisindeki veya dışarısında ki rahatsızlıkları inceleyen tıp bilimidir. Ağzın içerisinde doğuşta veya sonradan oluşan rahatsızlıkları tespit edip tedavisi için müdahale edilir. Tüm yaş gruplarında meydana gelebilir. 
    Ağzın içerisinde oluşan yaralar bazen dişlerden kaynaklı olduğu için diş hekimliği fakültesi ile birlikte hastaya müdahale edilir. Diş çürükleri esnasında meydana gelen iltihaplar ağzın başka bölgesinde yaralar oluşmasına sebep olabilir. Ağız ve yüz cerrahisi hemen diş fakültesinin doktor ile hastaya müdahale eder. 

    Ağız Yüz ve Çene Cerrahisinde müdahale edilen rahatsızlıklar;
    • Ağız içi veya baş boyun kısmında oluşan enfeksiyonların tedavisi,
    • Burun bölgesinde oluşan iltihaplanma veya diğer rahatsızlıkların tedavisi,
    • Tükürük bezleri hastalık ve enfeksiyon hastalıkların tedavisi,
    • Ağız içi hastalıkların tedavisi,
    • Uyku apnesi tedavisi,
    • Temporomandibular eklem hastalığın tedavisi,
    • Dudak, damak ve alveol yarıkların tedavisi,
    • Çene yamukluğu veya çene bozukluğu gibi rahatsızlıkların tedavisi,
    • Dişlerin kapanışı, dişlerin yamukluğu gibi rahatsızlıkların tedavisi,
    • Ağız içinde oluşan iyi veya kötü huylu kitlelerin tedavisi,
    • Diş implantları veya protez kullanımının tedavisi gibi birçok rahatsızlığın tedavisine ağız, yüz ve çene cerrahisi müdahale eder. 
    ]]>
    Çene Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/cene-cerrahisi.html Sun, 02 Dec 2018 08:07:30 +0000 Çene Cerrahisi; Bir diğer adı olan ve tıp dilinde kullanılan Ortognatik terimidir. Üst ve alt çeneye ait yapı, şekil, ilişki bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olan bu cerrahi dalı çene için uygulanacak olan işlemlerde Çene Cerrahisi; Bir diğer adı olan ve tıp dilinde kullanılan Ortognatik terimidir. Üst ve alt çeneye ait yapı, şekil, ilişki bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olan bu cerrahi dalı çene için uygulanacak olan işlemlerde uzman olanların oluşturduğu bir yöntemdir. Ortognatik halk arasında bilinen adı ile çene cerrahisi çene ameliyatları için söylenen bir terimdir. Çene cerrahisi, işlemleri hastanelerde gerçekleşen bir yöntem olup plastik cerrah ile beraber yürütülür. Ameliyatının uygulanması esnasında hastalar genel anestezi altında olur. Bu ameliyatı gerçekleştiren kişi her ne kadar plastik cerrahlar olsa da ameliyatlarda Ortodontistlerde bulunmak zorundadır.

    Çene cerrahisinin uygulandığı durumlar;
    • Çenede yaşanan kırıklar,
    • Çatlaklar,
    • Yirmilik dişlerin çekilmesi,
    • Doğuştan gelen önde veye geride duruş pozisyonları, gibi birçok yapılma nedeni vardır. genel olarak çene cerrahisinin uygulanma alanları estetiksel açıdan kullanılmaktadır. bunun dışında kaza veya kavgalarda şekil değişikliğine uğraması durumlarında da çene cerrahisi devreye girmektedir. 
    Ortognatik cerrahi yani çene cerrahi, Ortodontik tedavi sürecinde yapılan bir işlemdir. bu iki tedavinin ayrı ayrı yapılması gibi bir durum söz konusu bile değildir. Çene cerrahisinde uygulanan bir ortodonti tedavisi ortalama iki yıl sürecek şekilde ve tedavinin üçte ikisinin tamamladığı zamanda gerçekleştirilir. Bu ameliyat bittikten sonra tedavi ortalama olarak hastalarda dört ay daha devam etmektedir. Bu türde olan çene cerrahileri ülkemizde çok yaygın şekilde yapılan ve uygulanan yöntemlerdendir. Her çene cerrahisinin beraber çalıştığı bir plastik cerrah vardır. Çene cerrahisi tam bir takım işidir. Hiç bir hekim tek başına böyle bir yöntemi yapamaz. Çene cerrahi işlemleri de diğer cerrahi işlemler gibi her zaman bir risk taşır. Yani hiçbir ameliyatın risksizdir gibi bir söylemi olamayacağından çene ameliyatının da kendine has riskleri vardır. Çene cerrahisinde yapılan kesi ameliyatları ağız içerisinden uygulandığından ameliyattan kaynaklı bir yara izi oluşması söz konusu değildir. O yüzdende dışsal görüntüde herhangi bir görsel bozukluk meydana gelmez. 

    Çene cerrahisi yani ameliyatı ve sonrası;

    Bir diğer adı çene ameliyatı olan çene cerrahisinde uygulama yöntemi iki uzman tarafından yapılmaktadır. Ameliyatın yapılması esnasında hasta genel anestezi yapılarak ameliyata alınır ve ortodonti ile plastik cerrahlar müdahalede bulunur. Her birisinin ameliyatta olması hastada olabilecek işlemlerin yapılması için gereklidir. ameliyat ağız içerisinden yapılmakta olup hastanın çene sorunlarını çözebilmek için yapılır. Ameliyatın gerçekleşmesinden sonra hasta ağrılar meydana gelse de ağrı kesiciler verilerek iki veya üç gün içerisinde bu ağrılarda azalma meydana getirilir. Normal şartlarda çene cerrahisinde hasta ertesi gün taburcu olmaktadır. Çenedeki kemiklerin kaynaması için çenede lastikler bağlı kalır. Bu süreç bir hafta kadardır. Bu lastikler hastalar tarafından da rahatlıkla değiştirilebilmektedir. Bu süreçte hasta sıvı beslenme yapar. Bir hafta dolduğunda tekrar kontrole giden hastaya ağız açıp kapama egzersizleri yaptırılır. Bu aşamadan sonra lastik takma işlemi seyrekleşerek devam eder. Ortalama çene cerrahisi işlemleri ameliyat olduktan sonra dört ay daha devam eder. Bu yöntem sayesinde birçok çene sorunu yaşayan hasta tedavi olmaktadır. 

    Çene cerrahisi, gününüzde daha çok estetik amaçlı olarak gündemde yerini alsa da birçok çene yaralanmalarında aktif olarak kullanılan ve kişi sağlığı açısından çok önemli boyutta olan bir cerrahi yöntemdir. Çoğu durumlarda yirmilik dişlerin alınması veya çekilmesi durumlarında çene yerinden oynatılabilir veya kırılabilir. O yüzdende bu tür durumlarda dişe müdahale edilmeden çene cerrahisine yönlendirmekte fayda vardır. 
    ]]>
    Genel Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/genel-cerrahi.html Mon, 03 Dec 2018 03:05:48 +0000 Genel cerrahi, tıbbın en önemli ve geniş kapsamlı alanlarından bir tanesidir. Genel cerrahinin her alanında aynı bilgi ve beceriyi gösterebilmesi nerede ise imkansızdır. Bunun en önemli nedenlerinin başında ise g Genel cerrahi, tıbbın en önemli ve geniş kapsamlı alanlarından bir tanesidir. Genel cerrahinin her alanında aynı bilgi ve beceriyi gösterebilmesi nerede ise imkansızdır. Bunun en önemli nedenlerinin başında ise genel cerrahinin ilgi alanına giren organın ve bu organın hastalıkları ile tedavilerinin çeşitliliği ve bu alanlarda hızla gelişen teknoloji, cerrahi teknik uygulamalar ve hızla artan yeni bilgi birikiminin artması gelmektedir. Günümüzde ise artık genel cerrahi yerini gittikçe özel cerrahiye bırakmaktadır.

    Özel cerrahi kavramı ise kabaca genel cerrahi eğitimini almış bir cerrahın daha sonraki mesleki hayatında özellikle kendi seçeceği bir genel cerrahi yani özel cerrahi alanında daha derin çalışması ve bu alanda bir çeşit uzmanlık geliştirmesi işlemi olarak tanımlanabilir.

    Genel cerrahi kavramının kapsamı nedir

    Hekimlik faaliyetlerinin içine tedavi edici nitelikteki cerrahi müdahalelerin girmesi ile birlikte "cerrahlık" ayrı bir hekimlik dalı gibi benimsenmiş fakat o zamanlardaki cerrahi yöntemlerin sınırlılığı ile tüm cerrahi alanlar "genel cerrahi" adı ile ele alınmıştır. Ancak gelişmelere paralel olarak gittikçe ayrı organ veya sistem cerrahi gibi uygulamalar genel cerrahinin bölünerek farklı cerrahi branşların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Böylece ortopedi, plastik cerrahisi, çocuk cerrahisi, beyin cerrahisi, kalp ve damar cerrahisi, kulak-burun-boğaz, göz, akciğer cerrahisi, üroloji (mesane ve erkek genital organları, böbrekler, idrar yolları), kadın-doğum gibi cerrahi branşlar genel cerrahi adından kopmuştur. Böylece her ne kadar genel cerrahi bir bütün olarak algılanıp resmi olarak böyle bir gruplandırma yapılmasa bile, bütün dünyada ve Ülkemizde sağlık kuruluşlarında bu şekilde alt bölüm oluşturma çabaları oluşmuştur, Genel cerrahi  eğitimi almış bir doktor, bir konuya eğilerek bu konuda uzmanlaşabilmekte, alanında meydana gelen tüm gelişmeleri yakından takip edebilmekte ve kendini daha iyi geliştirebilmektedir. Bu şekilde tüm cerrahi konularını bilmeye çalışan  "genel cerrah" yerine, konuya daha hakim olan  "özel cerrah" ile daha kaliteli ve özgün nitelikli bir hizmet vermek mümkün hale gelmiştir.

    Günümüzde genel cerrahi denince: meme cerrahisi, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsak, makat hastalıkları (hemorroid), tiroit cerrahisi, karaciğer, pankreas, safra kesesi ve safra yolları, fıtık cerrahisi anlaşılmaktadır.

    Bu nedenle, günümüzde bu alanların tamamını kapsayan tek bir genel cerrahi eğitimi olmakla beraber, genel eğilim genel cerrahi uzmanlığının devamında belli konularda uzmanlaşmak gerektiği yönünde olmaktadır. Böylece genel cerrahiyi hepato-pankreato-biliyer sistem veya karaciğer-pankreas-safra kesesi ve yolları cerrahisi, sindirim sistemi cerrahisi (yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklar ve makat bölgesi hastalıkları) ve tiroit cerrahisi olarak ele almak genel bir uygulama olmuştur.

    ]]>
    Metabolik Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/metabolik-cerrahi.html Mon, 03 Dec 2018 23:47:58 +0000 Metabolik cerrahi, hastalarda şeker hastalığı, obezite, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi etkilerle ortaya çıkan metabolik sendromun cerrahi girişimle tedavisini sağlar. Metabolik sendrom hastalarda ciddi derecede organ hasarı Metabolik cerrahi, hastalarda şeker hastalığı, obezite, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi etkilerle ortaya çıkan metabolik sendromun cerrahi girişimle tedavisini sağlar. Metabolik sendrom hastalarda ciddi derecede organ hasarı yapabilen, iş kaybına yol açabilen, kalp ve damar hastalıklarına neden olup, önemli bir ölüm nedeni olarak görülür. Toplumda görülme sıklığı giderek artan morbid obezite ve metabolik sendrom ciddiye alınması gereken sağlık sorunlarıdır. Morbid obezite hastalarında Tip2 diyabet, koroner arter hastalığı, hiper tansiyon gibi metabolik rahatsızlıklarda olur. Hastalar kansere daha yatkın olurlar. Bu rahatsızlıklar toplumun sağlık harcamalarının yükselmesine de neden olur. Bu sebeplerle hastaların ameliyat edilerek tedavi edilmeleri daha uygun görülür.

    Metabolik cerrahide kullanılan yöntem nasıl uygulanır

    Bu alanda İleal İnterpozisyon ameliyatı denilen yöntem kullanılır. Ameliyatta mide ve ince bağırsaklar, ayrıca on iki parmak bağırsağında işlem yapılır. Midenin sol tarafındaki üst dış kısım kapatılarak dışa alınır. Mideyle on iki parmak bağırsağının arasındaki bağlantı yeri kapatılır, mide aşağıya doğru çevrilir. Bunun dışında ince bağırsağın başlangıcıyla sonu yer değiştirilir. Bu ameliyat yöntemi Tip2 diyabet tedavisi için geliştirilen bir cerrahi yöntemdir. Metabolik sendromdaki şeker hastalığının dışında, obezite, yüksek kolesterol ve tansiyon sorunları olan hastalar içinde kullanılır. Ancak obezite ameliyatı değildir. Metabolik sendromun içinde olan Tip2 diyabet tedavisinde kullanılır. Yani ameliyatın yapılması için hastalarda obezite kriteri aranmaz. Obezite tedavisindeki ameliyatlarda, hastanın ince bağırsağındaki uzun bölümden besinlerin geçmesi engellenir. Bu hastalarda ciddi oranda vitamin ve mineral eksikliğine yol açar.

    İleal İnterpozisyon operasyonunda emilim kısıtlaması olmadığından, hastalarda sorun yaşanmaz. Birkaç gün içinde sıvı gıdalar alınabilir, 1 yıl kadar sürede hastalar serbest beslenmeye başlayabilir. Dışarıdan vitamin ve mineral takviyesine gerek olmaz. Ameliyatın ardından hastalar kullandıkları yüksek tansiyon, kolesterol, şeker haplarını keser. Yani ameliyat etkisini hemen gösterir. Nadiren hastalarda ilaçlar kontrollü şekilde azaltılır ve kesilir.

    Metabolik cerrahi öncesinde neler yapılır

    Hastaların ameliyattan 1-2 gün önce hastaneye yatması gerekir. Bu sürede bağırsakları temizleyen ilaçlarla, kan sulandırıcı ilaçlar almalıdırlar. Kan şekeri ve tansiyon kontrol altına alınmalıdır. Ameliyattan bir gün önce sıvı diyete başlanmalıdır. Bu sayede hastaya lavman yapılmaz ve enfeksiyon riski azalır.

    Metabolik cerrahi sırasında neler yapılır

    Ameliyatta hastanın tansiyonun kontrol altında olması için, kan basıncını ölçecek tansiyon aletiyle, kanda oksijen doygunluğunu kontrol edecek oksijen ölçüm mili takılmaktadır. Koldan damar yolu açılarak  anestezi ilaçlarıyla diğer ilaçların verilmesi sağlanır. Narkozun etkisindeki hastanın, metabolik cerrahi uygulamalarından dolayı sıvı akışından yeterince faydalanması için damar yoluna katater yerleştirilir. Bunlar sıvı alımı alıncaya kadar 3-4 gün burada kalır. Bacaklarına masaj yapması için tayta benzer çorap giydirilerek, hasta yürüyene kadar kan akışı düzenlenir. Kan göllenmesi içinde, bu çorap devamlı bacaklarına masaj yapar. İdrar torbası takılan hastalar kendileri tuvalete gidene kadar, bu şekilde idrar torbasıyla ihtiyacını görür.

    Metabolik cerrahi sonrasında neler olur

    Ameliyatın ardından hastalar ilk gün yoğun bakımda kalır. Burada kolundaki tansiyon aleti ve oksijen ölçüm mili takılı olur. 2-4 saat oksijen maskesi takılır. Bu süreçte hastalar sadece su içer, beslenme için serumla protein ve sıvı verilir. Nefes egzersizleri akciğerlerin güçlenmesi için yaptırılır. Sıvı gıdalara ancak 2-3 günde geçilir. 3 saatte bir beslenebilirler. 4-5 gün sonra hastalar taburcu edilebili]]> Laparoskopik Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/laparoskopik-cerrahi.html Tue, 04 Dec 2018 09:44:10 +0000 Laparoskopik cerrahi, karın bölgesinden, özel bir kamera sisteminin içeri sokulması ve iç organların gözlemlenmesine dayanan bir cerrahidir. Cerrahide karın içi aydınlatılarak, var olan hastalık ve problemler doğrudan gözl Laparoskopik cerrahi, karın bölgesinden, özel bir kamera sisteminin içeri sokulması ve iç organların gözlemlenmesine dayanan bir cerrahidir. Cerrahide karın içi aydınlatılarak, var olan hastalık ve problemler doğrudan gözlemlenebilir. Aynı anda tanı ve tedavi imkanı veren bir yöntemdir. Laparoskopik cerrahi, genel anestezi altında yapılır. Karın bölgesinden 3-5 mm derinliğinde delikler açılarak, bu deliklerden içeri aletler yerleştirilir, bu aletler sayesinde tedavi şansı elde edilir. Laparoskopik cerrahi, halk arasında kapalı ameliyat, kansız ameliyat olarak da isimlendirilir.

    Laparoskopik cerrahi nasıl yapılır

    Laparoskopik cerrahide ameliyat gerçekleştirilecek organlara kamera yerleştirilerek, bu organlar monitör tarafından izlenir. Ekrana yansıyan görüntüler sayesinde bölge detaylı şekilde görülerek ameliyat gerçekleştirilir. Ekrana yansıyan görüntüler çıplak gözle görülen görüntülerden 20 kat daha büyük ve ayrıntılıdır. Bu sayede anatomik yapılar detaylı görülür. Cerrahinin türüne göre açılan delik sayısı ve deliğin genişliği değişebilir.

    Laparoskopik cerrahi ameliyathane ortamında genel anestezi yardımıyla yapılır. Hasta tamamen uyuduktan sonra karın içine gaz verilerek bölge şişirilir. Bu esnada hastada gerginlik ya da ağrı olmaması için hasta tamamen uyutulur. Bölgeye açılan deliklerden yerleştirilen özel kanüller sayesinde karın içine gaz verilerek karın boşluğu şişirilir. Bu sayede bölgeye yerleştirilen aletler karın duvarından ayrılır ve çalışmak için alan yaratılır.

    Laparoskopik cerrahi kimler için uygundur

    Laparoskopik cerrahi için herhangi bir yaş kısıtlaması yoktur. Yenidoğanlarda uygulanabileceği gibi 80 yaş üzerinde de uygulanabilir. Önemli olan ayrıntı özellikle çocuklarda cerrahinin gerçekleştirileceği merkezin tam donanımlı olmasıdır. Ameliyat kararı alınan hasta için ameliyatın açık ya da kapalı mı olacağı hastanın genel durumu göz önünde bulundurularak tercih edilir. Daha önce açık ameliyat geçiren kişilerde karın içi yapışıklık söz konusu olabileceğinden laparoskopik cerrahi tercih edilmeyebilir.

    Laparoskopik cerrahi avantajları nelerdir

    Tecrübeli hekimler tarafından gerçekleştirilen laparoskopik cerrahilerde başarı oranı oldukça yüksektir. Açık ameliyatlara nazaran en önemli avantajı, ameliyat sırasında açılan kesilerin ufak olmasıdır. Bu sayede hastada deri üzerinde estetik açıdan iz kalmaz. Bu sayede görsel ve estetik açıdan laparoskopik cerrahi avantaj sağlar. Enfeksiyon ve kanama riski de diğer cerrahilere oranla daha azdır. Ameliyat alanında doku hasarının az olması iyileşme sürecinin daha kısa olmasını sağlar.

    Açık ameliyatlarda bazen yaşam sonuna kadar süren karın içi yapışıklık gibi problemler yaşanabilir. Laparoskopik cerrahide bu tarz problemlerin görülme oranı daha azdır. Ameliyat sonrasında hastanın ağrısı ve acısı açık ameliyatlara göre çok daha azdır. Bu nedenle ağrı kesici ilaç kullanımına daha az ihtiyaç duyulur. Hastanın hastanede yatış süresi de laparoskopik cerrahi sonrası daha kısadır. Hasta cerrahiden sonra günlük hayatına kısa sürede dönebilir.

    Laparoskopik cerrahi hangi hastalıklar için uygulanır

    Safra kesesinin alınması başta olmak üzere, kasık fıtığı, apandisit, mide fıtığı, reflü, gibi birçok hastalık için laparoskopik cerrahi yapılmaktadır. Bunların haricinde kadın hastalıklarında sıkça kullanılır. Kısırlık tedavileri, çikolata kisti, miyomlar, dış gebelik, yumurtalık kisti, rahim kanseri, yumurtalık kanseri gibi daha pek çok alanda kullanılabilir. Laparoskopik cerrahi, ortopedi, üroloji, kalp-damar hastalıklarında da tercih edilebilir.

    Laparoskopik cerrahi riskleri nelerdir

    Tüm cerrahilerde olduğu gibi laparoskopik cerrahide de bazı risklerin yaşanma olasılığı vardır. Damar içi veya akciğerde pıhtı olasılığı, yara y]]> Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/cerrahi.html Tue, 04 Dec 2018 10:49:29 +0000 Cerrahi, içinde yer aldığı tıp ilmi ile birlikte doğmasına rağmen ancak fizyoloji, anatomi ve patoloji alanlarında gözlenen bilgi artışıyla paralel bir gelişme gösteren bir daldır. Kelime Arapça yaralanma, çürütme ve Cerrahi, içinde yer aldığı tıp ilmi ile birlikte doğmasına rağmen ancak fizyoloji, anatomi ve patoloji alanlarında gözlenen bilgi artışıyla paralel bir gelişme gösteren bir daldır. Kelime Arapça yaralanma, çürütme ve kabul etmeme anlamlarına gelen cerh'ten türemiştir.

    Cerrahi Tarihi Gelişimi

    Cerrahinin ilk dönemine bakacak olursak milattan önce 3500'lerde eski Mısır çağında çok önemli cerrahi müdahalelerin yapıldığını görürüz. Papirüsler üzerine yazılan cerrahi tarihinin ilk belgelerine göre eski Mısırlıların omurga, kafatası, yüz ve boyundaki kemik ezilmelerine müdahale ettiklerini anlıyoruz. Daha sonraları hekimliğin babası olarak kabul edilen Hipokrat(M.Ö. 460-377)’ın aynı zamanda ilk büyük cerrah olduğu da bir gerçektir. Apselerin nasıl temizlenebileceğini tarif eden Hipokrat akciğerlerde meydana gelen iltihabın özel bir ameliyatla nasıl dışarı akıtılacağını da öğretmiştir.

    M.S. 2. Yüzyılda  yaşayan Galien’in fizyoloji ve anatomi dalları üzerinde yaptığı çalışmaların da cerrahinin gelişmesi için büyük faydaları olmuştur.

    Eski Türk’lerin teşkilatçı olmaları kadar savaşçı bir millet olmaları yüzünden ordularda yaralananları tedavi edecek kişiler bulundurmaları gayet normal bir durumdu. Uygur Türklerinin kanamaları önlemek maksadıyla geliştirdikleri bir takım ilaçların tarifleri ele geçmiştir. Müslümanlığı kabul ettikten sonra Türk’ler İslam uygarlığının cerrahi bilgilerini de öğrenmişlerdir. Türk islam medeniyetinin yetiştirdiği cerrahların başında Buharalı büyük bilgin, filozof ve hekim İbni Sina (980-1037) gelir. İbni Sina cerrahi müdahalelerin nasıl yapılması gerektiğini El Kanun Fit-Tıb adlı eserinde en ince ayrıntılarına kadar anlatmış, bunlara ek olarak genel patoloji, anatomi ve fizyoloji üzerine olan incelemelerini açıklamıştır. Yine aynı eserinde, cerrahi müdahaleler sırasında yaşanan ıstırabı önleyebilmek maksadıyla hastayı uyuşturmak veya uyutmak için banotu, afyon, sarı sabır gibi uyuşturucularla şarap verilmesini de tavsiye etmiştir.

    Selçuklu devletinde ve sonrasında Osmanlı devletinde de  tıbba verilen önemle birlikte cerrahi alanında da faliyetler devam etmiştir. Fatih dönemi hekim ve cerrahlarından Altunizade ve onun talebesi Cerrah Ahi Çelebi (1436-1523)  özellikle anılmaya değerdir. Yine aynı çağlarda hekimbaşı ve cerrah Giritli  Nuh Çelebi, hekimbaşı büyük Hayrullah Efendi ve İsmail Paşa gibi  çok değerli cerrahlar imparatorluk ahalisine hizmet vermişlerdir.

    Günümüzde Cerrahi

    Modern Türkiye'de operatör unvanını ilk defa Prof. Cemil Topuzlu (1868-1958) kullanmıştır. Modern anlamda ilk ameliyathane de yine bu ünlü Türk doktorunun çabalarıyla faaliyete geçmiştir.

    Günümüz Türkiye’sinde beyin, açık kalp ve akciğer ameliyatları gibi pek çok önemli cerrahi müdahale büyük bir başarı oranıyla gerçekleştirilmektedir. Bu gün çağımızın son teknolojik imkanlarından faydalanan cerrahi bilim dalı, Genel Cerrahi dışında, Göğüs Cerrahisi, Beyin Cerrahisi gibi alt dallara ayrılmış ve böylece araştırma ve ilerleme imkânları artmıştır.

    Özellikle Lazer teknolojisindeki ve robotik cerrahide yaşanan son yeniliklerle kapalı ameliyat olarak tabir edilen müdahaleler hastaların iyileşme sürecini hem çok kısaltmış hem de ameliyat sonrası ağrılar gibi sıkıntıları asgari düzeye indirmiştir.

    ]]>
    Çocuk Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/cocuk-cerrahisi.html Wed, 05 Dec 2018 03:50:30 +0000 Çocuk cerrahisi: Çocuğun anne karnından itibaren 18 yaşına kadar olan sürede cerrahi bir hastalık durumunda, ameliyat gerektiren durumlarda ilgilenen bilim dalı çocuk cerrahisidir. Çocuk cerrahisi uzmanları 6 yıllık bir e Çocuk cerrahisi: Çocuğun anne karnından itibaren 18 yaşına kadar olan sürede cerrahi bir hastalık durumunda, ameliyat gerektiren durumlarda ilgilenen bilim dalı çocuk cerrahisidir. Çocuk cerrahisi uzmanları 6 yıllık bir eğitim süreci sonunda çalışma hayatına başlarlar. Bebeklikten ergenliğe kadar olan sürede çocuklarda yetişkinler gibi farklı hastalıklarla sık sık karşılaşabilirler. Her yaş grubu farklı hastalıkla karşılaşabilir. Çocuk hastalığı yetişkinlerin hastalıklarına göre daha önemlidir. Çünkü çocuk hastalıkları en ufak gecikmeyle büyük tehlikelere yol açabilir. Fazla ilaç, yanlış tedavi de çocukların hayatına büyük sorunlara yol açabilir. Bebeklik dönemindeki çocuklar 4 yaşlarına kadar nerelerinin ağrıdığını söyleyemezler bunu anlamak için  çocuk uzmanlarının iyi bir kontrol ve test yapmaları gerekmektedir. Çocukların bünyeleri naziktir. Her durumda dikkat edilmelidir. 

    Çocuk cerrahisinde tedavi edilen hastalık türleri: 

    Doğumsal anormaller: Doğumda rastlanan sorunlar. Bunlar el, kol, bacak yapışıklığı, bağırsak, kalp gibi organların mesanesinin dışında olması gibi durumlar.
    Doğumda başlayan ve devam eden sorunlar: Ağızdan köpük gelmesi, büyük idrar yapamama, küçük idrar yapamama, kusma, nefes darlığı, kanlı idrar yapma gibi durumlardır.
    Doğumda başlayan ve devam eden hastalıklar: Göbek fıtığı, karın fıtığı gibi durumlardır. Bunun dışında, torbada veya kasıkta görülen kist, göğüs kafesinde bulunan şekil bozukluğu, boyunda eğrilik olması, sırtta şekil bozukluğu, torbada ağrı, kızarık, şişlik, boyunda ağrı, kızarıklık, şişlik,guatr, karın ağrısı, kusma, bulantı, yüksek ateş, karın içi iltihaplanma, kanserle, iyi veya kötü huylu tümörler, trafik kazaları, çarpma, silahla yaralanma, düşme gibi acil durumlar, idrar yolu enfeksiyonları, böbrek hastalıkları, sünnet derisinin yapışık olması gibi durumlarda çocuk cerrahisi tedavi uygular. Bu gibi durumlar da çocuklar uzman bir doktor tarafından sürekli kontrol edilmelidir. Çocukların hastalık zamanları dışında arada sağlık kontrolü de yapılmalıdır. Antibiyotik, ağrı kesici ve diğer ilaçlar çocuk cerrahisi tarafından verilmeli ve bu şekilde kullanılmalıdır.
    ]]>
    Estetik Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/estetik-cerrahi.html Wed, 05 Dec 2018 23:23:22 +0000 Estetik cerrahi, Plastik cerrahisinin yan dallarından birisidir. Estetik cerrahi de bütünü bozan yapıların arasında oluşan oransızlıklar düzeltilmektedir. Yani vücudun dış görüntüsünün daha güzel ve daha mükemmel hale get Estetik cerrahi, Plastik cerrahisinin yan dallarından birisidir. Estetik cerrahi de bütünü bozan yapıların arasında oluşan oransızlıklar düzeltilmektedir. Yani vücudun dış görüntüsünün daha güzel ve daha mükemmel hale getirilmesini sağlamak için yapılan girişim veya operasyona estetik cerrahi denir. Estetik cerrahide tıbbi bir problemden ziyade estetik açıdan rahatsızlık veren bir takım problemlerin giderilmesinde kullanılmaktadır. Günümüzde estetik cerrahinin bu amaçla çok fazla kullanılmasından ötürü plastik cerrahların hepsi estetik cerrah olarak nitelendirilmektedir. Oysa plastik cerrahlar klinik ve hastanelerde daha çok onarım cerrahisi ile uğraşmaktadırlar. 

    Estetik cerrahisi, uzun bir eğitimi ve deneyim gerektiren bir daldır. Bu türde yapılan operasyonlar cerrahide hem özel yetenek hemde artistik yetenek gerektirmektedir. Estetik cerrahide sadece görsel güzellik elde etmek için işlem yapılmaz bazende tıbbi problemlerin düzeltilmesinde kullanılır. Bu duruma en güzel örnek çok kilolu insanlar veya aşırı büyümüş memelere yapılan müdahaleler gösterilebilir. Bu tür durumlarda yapılan estetik cerrahi işlemi hem görsel hemde tıbbi problemler ortadan kaldırılmaktadır. Özellikle burun estetiği ameliyatları estetik cerrahisinde sadece güzellik için algılansa da genellikle kemik eğrili veya içinde et olması durumlarında tamamen tıbbi bir önem arz etmektedir. Bu durum kişinin nefes alıp vermesini veya konuşmasını etkileyeceğinden estetik açıdan değil tıbbi açıdan da önemli bir ameliyat olmaktadır. 

    Estetik Cerrahi uygulama alanları
    • Fonksiyonel ve estetik burun düzeltmesi,
    • Göğüs küçültme veya büyültme,
    • Aşırı kilo alma,
    • Yüz gerdirme işlemleri,
    • Dudak belirginleştirme,
    • Çene düzeltme,
    • Yüz yenileştirme,
    • Saç ekimi,
    • Karın germe,
    • Ciltte yara izi ve düzensizliklerin giderilmesi,
    • Göz kapağı estetiği,
    • Bacak kontur düzeltme,
    • Vücudun diğer bütün yerlerinde uygulanabilen bir cerrahi uygulamadır. 
    Genel olarak ülkemizde estetik cerrahinin en yaygın uygulanan yöntemleri arasında burun ve meme estetiği gelmektedir. Ayrıca yüz germe işlemleri de oldukça çok fazla düzeylerdedir. Estetik cerrahisi için mutlaka uzman bir plastik cerrahına başvurulması gerekmektedir. Diğer alanlarda olan doktorların estetik cerrahisini uygulaması etik ve adil bir yöntem değildir. Ayrıca hastalarda beklenmedik komlikasyonlara neden olarak yaşamını ve hayatını tehlikeye atma riskleri vardır. O nedenle belirtilen konularda yapılacak estetik cerrahisinin mutlaka plastik ve estetik cerrahları tarafından yapılması gerekmektedir. 

    Estetik cerrahide iki şekilde müdahale olur. Bunlar operatif olan veya operatif olmayan şeklinde birlikte veya ayrı ayrı yapılan uygulamalardır. Dünyada Türkiye' deki estetik cerrahisi büyük bir yere sahiptir. Dünyanın her yerinde yapılan estetik cerrahi uygulamalarının hepsi ülkemizde de aynı kalite düzeyinde yapılabilmektedir. Ayrıca birçok dünya ülkelerinden insanlar estetik için ülkemizi tercih etme boyutuna kadar gelmiştir. Sağlık önemli bir olgudur. Ama özellikle kadınların güzelliğe düşkünlükleri estetik cerrahisinin ilerlemesine ve çok aktif kullanılmasına neden olmuşsa da günümüzde birçok erkek de estetik cerrahisini çok sık olarak kullanmaya başlamıştır. Sağlıkla kalın. 
    ]]>
    Beyin Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/beyin-cerrahi.html Thu, 06 Dec 2018 17:38:48 +0000 Beyin cerrahisi, toplumumuzda yaygın olarak görülen hastalıkların tedavisi için çok büyük önem taşıyan bir bölümdür. Beyin cerrahisi, adından da anlaşıldığı gibi, insanlarda meydana gelen beyin hastalıklarında önemli ba Beyin cerrahisi, toplumumuzda yaygın olarak görülen hastalıkların tedavisi için çok büyük önem taşıyan bir bölümdür. Beyin cerrahisi, adından da anlaşıldığı gibi, insanlarda meydana gelen beyin hastalıklarında önemli başarılara imza atmıştır. Bu nedenle günümüzde beyin cerrahisinin yeri ve önemi çok büyüktür. Beyin cerrahisi, yapacağı tedavilerde olumlu sonuçlar yakalamaya çalışır. Bu tedavilerin sonucunda olumlu sonuçlar alınabilmesi için tabi ki tam donanımlı bir merkeze ihtiyaç duyulur. Bu merkezler ülkemizin birçok bölgesinde bulunsa bile hala bazı küçük hastanelerimizde beyin cerrahisi çalışmaları donanım eksikliği nedeniyle sağlanamamaktadır. Beyin cerrahisi, başlı başına ekip yaklaşımı gerektirmektedir. Beyin cerrahisinin yapacağı ya da yaptığı operasyonlarda iş birliği çok önemlidir. İş birliğinin sağlanabilmesi için de yine ekip gerekmektedir. Beyin, omurilik, ve sinir sistemlerinin tedavisinde her geçen gün daha büyük teknolojiler ortaya çıkmaktadır. Teknolojinin hızla gelişmesi beraberinde yenilikleri getirmektedir. Bunlara paralel olarak ise hastalar üzerinde yapılan teşhisler de bir o kadar geliştirilmiştir. Bu şekilde yapılan beyin cerrahisi operasyonları çok daha olumlu sonuçlanmaktadır. Günümüzde beyin cerrahisi bölümünde birçok farklı hizmet verilmektedir. Bu nedenle bu bölümü, sadece beyin hastalığı ile ilgili bir bölü sanmamalısınız. Beyin cerrahisi bölümünün vermiş olduğu hizmetlere şu şekilde örnek verebiliriz. 

    Beyin cerrahisi hangi hastalıklarda etkindir
    • Beyin damar hastalıkları: Beyin cerrahisinin günümüzde en çok karşılaştığı hastalık insanlarda beyne giden ve beyinden gelen damarların çeşitli nedenlere bağlı olarak hastalıklara yakalanmasıdır. Özellikle beyin damarlarında oluşan anevrizmalardır. Beyin damarlarında bu hastalıklar birlikte baloncuk şeklinde ortaya çıkarak insanlarda kanamalara neden olan bu hastalık beyin cerrahisinin önemli uğraşlarındandır. Bunun haricinde "Arterio venöz, Karotis stenozu, Beyin kanamaları, Beyin damar tıkanıklığı" gibi rahatsızlıklar direk olarak beyin cerrahisi tarafından tedavi edilir. 
    • Beyin ve omurilik hastalıkları: Hem yetişkin insanlarda hem de çocuklarda meydana gelebilen bu rahatsızlık beyin ve sinirlerde meydana gelen tümörler olarak kendisini göstermektedir. Daha çok mikrocerrahi ve endoskopik tekniklerle tedavi edilen bu hastalıklar beyin cerrahisi alanına girmektedir.
    • Omurga hastalıkları: Birçok kişi bilmese bile aslında insanlarda meydana gelen omurga rahatsızlıklarında da sorunun çözümü beyin cerrahisindedir. Özellikle kaza ve yaralanmalarda travmatik nedenlere bağlı olarak oluşan omurga rahatsızlıklarında beyin cerrahisine gidilmelidir. Beyin cerrahları hastaların birçoğuna cerrahi girişim uygularlar. Bu nedenle omurga hastalığından etkilenen hastalarda tedavi zordur. Omurga hastalıkları arasında bel fıtığı, boyun fıtığı, omurga sağlamlaştırma gibi sorunların tedavileri de yapılmaktadır. 
    • Çocukluk çağı sinir beyin ve sinir hastalıkları: Özellikle doğumsal nedenlerle ortaya çıkmış olan bu gibi durumlar beyin cerrahisi tarafından tedavi edilmektedir. Bazen bebeklerde düşme durumuna bağlı olarak hastalıklar ortaya çıkar. Bu hastalıklar arasında tümörler, damar hastalıklar beyin içerisinde su toplanması gibi durumlar çok karşılaşılır. Bu rahatsızlıkların tümü beyin cerrahisi tarafından tedavi edilir. 
    ]]>
    Göğüs Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/gogus-cerrahisi.html Thu, 06 Dec 2018 17:58:59 +0000 Göğüs Cerrahisi: Vücudun boyun ile karın arasında kalan kısmına göğüs olarak denir. Göğüs Cerrahisi de bu alandaki organ ve yapıların ameliyat işlem gerektiren hastalıkları ile alakalıdır. Bu alanın içinde olan kısmı Göğüs Cerrahisi: Vücudun boyun ile karın arasında kalan kısmına göğüs olarak denir. Göğüs Cerrahisi de bu alandaki organ ve yapıların ameliyat işlem gerektiren hastalıkları ile alakalıdır. Bu alanın içinde olan kısmı örten cilt, kemikler, kaslar ve kaburgalar veya omurlar ile akciğerler, karaciğer ve zarları, yemek borusu, nefes borusu, timüs, sinirler ile diyafram zarı bulunur. Her ne kadar bu kısımın içinde olsa da da kalp ile ilgili cerrahi rahatsızlıklar, kalp cerrahisi uzmanları tarafından tedavi edilir. Yine de bu kısım içinde bulunuyor olsa da meme yapısı ile alakalı rahatsızlıklar da göğüs cerrahisi tarafından yapılmaz. Bu rahatsızlığın tedavisi genel cerrahi uzmanlık alanı doktorları tarafından tedavi edilirler.

    Göğüs Cerrahisi tarafından  tedavi edilen hastalıklar:
    • Akciğer kanseri
    • Torasik çıkım sendromu
    • Nefes borusu tümörleri 
    • Akciğer zarı kanseri (Mezotelyoma)
    • Timus bezinin tümörleri
    • Aşırı el terlemesi (Hiperhidrozis)
    • Nefes borusu daralmaları 
    • Akciğer zarının yırtılması (Pnömotoraks)
    • İleri akciğer amfizemi
    • Akciğer zarı iltihaplanmaları (Ampiyem) 
    • Göğüs boşluğunda sıvı toplanması
    • Diyaframa komşu organların fıtıklaşmaları
    • Göğsün şekil bozuklukları içe çökük veya dışa çıkık göğüs kafesi
    • Göğüs travmaları bıçaklanma, trafik kazası, kurşunlanma veya ya da düşme gibi sebepler ile oluşan kanamalar ve kırıklar, veya organ yaralanmalarıdır.
    Göğüs Cerrahisi: Yöntemleri ile yukarıda sıralananlar ve onun dışındaki birçok rahatsızlık için tanısal veya tedavisi için cerrahi işlemler uygulanmaktadır. Göğüs Cerrahisi ameliyatları hangi yöntemle yapılır Bazı ameliyatlar yalnızca lokal anestezi uygulanarak, yani hasta uyanıkken, ve birkaç santimetrelik kesilerek yapılır. Bazı ameliyatların ise genel anestezi yani tam narkoz verilerek uyutulur ve göğsün ön veya yan tarafından yapılan daha büyük kesiklerle yapılması doğru bir uygulama olabilir. Bununla beraber, birçok ameliyatın, büyük kesikler gerektirmeden, küçük kesikler yoluyla endoskopik yani kapalı olarak yapılabilmesi da uygun olabilir. Son zamanlarda tüm dünyada ameliyatların bu uygulama ile yapılması şeklinde bir eğilim oluşmaktadır. Ama bu yolla uygulanan ameliyatlar sonrasında hasta daha az ağrı hissetmektedir, iyileşmesi de daha hızlı ve çabuk olmaktadır. Hastanemizde de göğüs cerrahisi ameliyatlarının istenildikçe kapalı yolla uygulanması istenmektedir. Bu isteğin bir uzantısı olarak robotik cerrahi işlemlerinin de kullanılması için çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. 
    ]]>
    Ortognatik Cerrahi https://www.cerrahi.gen.tr/ortognatik-cerrahi.html Fri, 07 Dec 2018 12:34:37 +0000 Ortognatik cerrahi, yüzde kemiklerde ve dişten kaynaklanan bozuklukların düzeltilmesini hedefleyen ameliyatları içine alan bir tıp terimidir. Çene cerrahisi olarak ta bilinen ortognatik cerrahi ağızdaki dudak, dil, tükürük bezi, y Ortognatik cerrahi, yüzde kemiklerde ve dişten kaynaklanan bozuklukların düzeltilmesini hedefleyen ameliyatları içine alan bir tıp terimidir. Çene cerrahisi olarak ta bilinen ortognatik cerrahi ağızdaki dudak, dil, tükürük bezi, yanak gibi yumuşak dokulardaki, dişlerdeki, çene eklemindeki rahatsızlıkların teşhis edilmesini ve cerrahi olarak tedavi edilmesini kapsar.

    Ortognatik cerrahi hangi durumlarda hizmet verir
    • Gömülü diş ameliyatlarında
    • İmplant uygulamasının içinde kalan her türlü cerrahi müdahalede
    • Genel anesteziyle yapılan diş çekimlerindeki cerrahi müdahalelerde
    • Alt çenenin önde olması, geride olması, sağda ya da sol tarafta olması durumunda
    • Alt çenenin kısmen ya da tamamen az gelişmesi halinde
    • Üst çene öndeyse, yanda ya da gerideyse
    • Üst çene yeterince gelişmemişse
    • Alt çenedeki ve üst çenedeki dişler birbirine değmiyorsa
    • Çene ucunun büyük ya da küçük olması, geride ya da ileride olması halinde
    • Elmacık kemiklerinde büyüklük, küçüklük olması, geride ya da ileri olması halinde
    • Kazayla ya da tümör nedeniyle çenede oluşan şekil bozukluklarında
    • Alt ve üst çene arasında anormal ilişkinin olmasında yani ısırma bozukluğu gibi durumlarda, ortognatik cerrahi yüzdeki estetik yapının düzeltilmesi, fonksiyonel sorunların giderilmesini sağlar. Çeneyle alakalı ameliyatlar ağız diş ve çene cerrahisinde uzmanlaşmış diş hekimi cerrahlar tarafından yapılır.
    Ortognatik cerrahi aşamaları

    Bu tedavi tel tedavisini ve cerrahi işlemi kapsar. Yapılan ameliyattan sonra hastaların bir süre tel tedavisi görmesi gerekmektedir. Çok nadir olarak hastalara ameliyattan öncede tel tedavisi yapılabilir. Bu durumda hasta ameliyata sabit diş teli takılarak girer. Bu planlama uzman doktorlar tarafından yapılır. Hastadan ölçüler alınarak, fotoğraflar çekilir. Çekilen filmlerle analizler yapılır. Ameliyatta kullanılacak rehber spilintler belirlenir. Ortodonti uzmanı da bu ameliyatta bulunur. Ameliyat edilen bölgede sonradan bir süre his kaybının olması oldukça doğaldır. Nadiren kalıcı bir his kaybı olabilir. Bu durum hastanın ameliyata verdiği tepkiyle ve ameliyatın riskiyle doğru orantılıdır.

    Ortognatik cerrahi nasıl olur, kim tarafından yapılır

    Bu cerrahide ortodonti uzmanıyla maksillofasiyal cerrah beraber çalışmaktadır. Tam teşekkülü hastanelerde yapılan ortognatik cerrahi ameliyatlarında genel anestezi uygulanır. Maksillofasiyal çene cerrahi uzmanı ameliyatı yapar. Bu operasyonlar estetik görünümü sağlamasının yanında hastada çiğneme fonksiyonu gibi özelliklerin yeniden kazandırılmasını da sağlar. Bu nedenle cerrahın aynı zamanda diş hekimliği bilgisinin olması önemlidir. Ortognatik cerrahi temel olarak çene ameliyatları ile ortodontik tedaviyi kapsar. Öncesinde ortodontik tedaviye başlanır, ardından ameliyat yapılarak çenenin uyumu, yüze uygunluğu sağlanmış olur.
    ]]>
    Beyin Cerrahi Hastalıkları https://www.cerrahi.gen.tr/beyin-cerrahi-hastaliklari.html Fri, 07 Dec 2018 19:49:25 +0000 Beyin cerrahi hastalıkları, beyin cerrahisi, nörocerrahi ve periferik sinir sistemi bozukluklarına bakan ve tedavi eden cerrahi uzmanlık alanıdır. Bu brançta görev yapan hekimlere nörocerrahi ya da nöroşirürjiyen adı verilme Beyin cerrahi hastalıkları, beyin cerrahisi, nörocerrahi ve periferik sinir sistemi bozukluklarına bakan ve tedavi eden cerrahi uzmanlık alanıdır. Bu brançta görev yapan hekimlere nörocerrahi ya da nöroşirürjiyen adı verilmektedir. Branşın üst ihtisas dalları ise spinal, tümör, vasküler gibi dallardır. Zor bir cerrahi bölüm olduğu için nörocerrahların sayısı oldukça azdır. Tıpta en fazla dikkat ve deneyim gerektiren cerrahidir. Çoğu ameliyat 4-15 saat arasında sürer ve en çok ücret alan hekimler beyin cerrahlarıdır.

    Beyin cerrahi hastalıkları

    Boyun fıtığı: Beyin ve sinir cerrahi pratiğinde en fazla karşılaşılan hastalıklardan biridir. Boyunda 7 tane omur ve bu omurların arasında diskler bulunur. 2 omuru birbiriyle birleştiren 2 tane ufak eklem vardır. Disk ve bölgede bulunan faset eklemler boynun hareket etmesini sağlar. Bu yapıların sayesinde boyun istenilen yöne doğru hareket ettirilebilir. Boyunda oluşan ağrılar günlük yaşamı olumsuz şekilde etkileyen ve halk arasında sık karşılaşılan sorunlar arasındadır. Daha çok uzun saatler bilgisayar başında oturan kişilerde boyun ağrısı ve boyun fıtığına sık rastlanır. Travma, boynun yanlış kullanılması, bazı meslek gruplarında boyun ağrısı gelişme olasılığı daha çoktur. Yaşın ilerlemesiyle birlikte omur arasında bulunan disklerin iç kısmında bulunan su miktarında azalma oluşabilir. Bu durumda disk görevini tam olarak yerine getiremez. Beraberinde diskin dış tabakasında bozulma başlayarak yırtılma oluşur. Yırtılmalar ilerlediğinde diskin iç kısmı yırtıktan dışarı doğru çıkar. Omurilik ve kollara ulaşan sinirlere baskı uygular. Bu durum boyun fıtığı olarak tanımlanır. Tanı konulduktan sonra cerrahi ilk tercih değildir. Dinlenme, ağrı kesici tedavisi, boyunluk kullanımı gibi tedavi seçenekleri uygulanır. Bu tedavilere rağmen düzelme sağlanamazsa cerrahiye başvurulabilir.

    Bel fıtığı: Beyin cerrahi hastalıkları arasında bulunan ve yine toplumda çok sık karşılaşılan bir hastalık türüdür. Omurganın esnekliğini sağlayan birçok sayıda kemik bulunur. Kemiklerin arasında ise dikler vardır. Daire şeklinde olan diskler omur arasında yastık görevi yapar. Disklerin orta kısmı oldukça güçlüdür. Yastık görevi gören ve omurganın esnekliğini sağlayan disklerde kayma oluştuğunda bel fıtığı açığa çıkar. Kayan disk, omurilik içinden geçen vücudun farklı noktasına beyinden gelen sinyalleri ileten sinirlere baskı yapar. Yaşanan baskı hastada ciddi anlamda ağrıya sebep olur. Bel fıtığı tedavisinde önce boyun fıtığında olduğu gibi, egzersiz, ilaç tedavisi, aşırı kilolularda kilo kontrolü gibi tedaviler uygulanır. Eğer tedavilerden sonuç alınmazsa cerrahiye başvurulur.

    Beyin anevrizması: Halk arasında beyin baloncuğu olarak bilinir. Beyinde bulunan damarların birinin duvarında güçsüzlük sebebiyle damarda genişleme ve baloncuk meydana gelir. Bu baloncuk patladığında hastada hayati tehlike oluşur. Anevrizma yırtılmadığı sürece herhangi bir belirti göstermeyebilir. Eğer anevrizma yırtılırsa çift görme, baş ağrısı, denge kaybı, konuşma güçlüğü, yüzün bir bölümünde güç kaybı, göz ve çevresinde ağrı gibi şikayetler yaşanır. Beyin anevrizmasında öncelikli olarak yakın takip çok önemlidir. Yırtılma ya da patlamaya karşı hasta yakın takibe alınır. Eğer yırtılma riski azsa cerrahiye gerek duyulmaz. Takiple beraber tansiyon düşürücü ilaçlar, kilo hastalarda kilolardan kurtulmak için beslenme programı önerilebilir. Baloncuğun çapını azaltmak için klips uygulamasına gerek duyulabilir. Klips baloncuğun boyutunu ufaltarak damarın iyileşmesine olanak sağlar. Eğer beyin anevrizması çok büyükse klips uygulamasına ihtiyaç duyulabilir. Cerrahi sırasında bazen bacaktan damar alınarak bypass yapılabilir. Bunun haricinde sarmal uygulaması yapılabilir. Cerrahide beyin anevrizmasının bulunduğu yere ulaşılarak anevrizmanın içi sarmallarla sarılır. Baloncuğun içine daha fazla kan gitmesi, baloncuğun büyüyüp yırtılması bu uygulama ile engellenebilir.
    ]]>
    Omurga Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/omurga-cerrahisi.html Sat, 08 Dec 2018 02:46:23 +0000 Omurga Cerrahisi, omurga üzerinde oluşan hastalıkların veya kazalar ya da yaralanmalar sonucu oluşacak hasarların tedavisi için yapılacak operasyonlar bütününe verilen addır. Omurga cerrahisi son derece hassas milimetrik operasyonl Omurga Cerrahisi, omurga üzerinde oluşan hastalıkların veya kazalar ya da yaralanmalar sonucu oluşacak hasarların tedavisi için yapılacak operasyonlar bütününe verilen addır. Omurga cerrahisi son derece hassas milimetrik operasyonlar şeklinde yapılan ve bu tip cerrahide oluşabilecek hataların hastanın tüm hayatını etkileyebileceği operasyonlardır. Omurga cerrahisi için yapılacak operasyonlar füzyon, spinal ya da laparaskopik olabileceği gibi hastalığın türüne veya önemine göre açık ameliyatlar şeklinde de yapılabilir. Omurga içinde omuriliği barındırması sebebi ile bedenin en önemli kısımlarından biridir. Omurga cerrahisi mesleğinde uzman hekimler tarafından yapılmalı ve uygun hastane koşullarında yapılmalıdır.

    Omurga Cerrahisi Hangi Durumlarda Kullanılır

    Omurga cerrahisi, omurgada meydana gelen hastalıkların tedavisi için kullanılabileceği gibi aynı zamanda yaşanabilecek kazalar ya da darp gibi istenmeyen sebepler sonucunda oluşan deformasyonların da tedavisi için kullanılır. Omurga cerrahisi uzman hekimler tarafından yapılmalıdır ve uygulanacak hastane ortamının hijyeni son derece önemlidir. Omurga bölgesinde oluşabilecek bir enfeksiyon hastanın ölümüne ya da hayatı boyunca taşıyacağı bir bedensel sakatlığa sebep olabilir. Omurga cerrahisi en yoğun olarak fıtık tedavisi için kullanılır. Hatta yıl içinde o kadar çok bel fıtığı tedavisi uygulanır ki laparaskopik yöntem ile hastalar çok kısa sürede normal yaşamlarına dönebilmektedir.

    Fıtık dışında en yaygın olarak omurga cerrahisine skolyoz yani halk arasında kamburluk olarak bilinen hastalığın tedavisi için başvurulur. Skolyoz genetik faktörlere bağlı olarak anne karnından itibaren gelişen yani doğum ile gelen bir hastalıktır. Kişinin gelişme çağından itibaren omurgasının normal s harfi şeklini kaybetmeye başlaması ve öne doğru eğilmesi şeklinde olur. Bazen de sırt kısmında bir çıkıntı oluşturarak kişinin yaşam şartlarını son derece olumsuz yönde etkilemeye başlar. Skolyoz tedavisi genellikle açık ameliyat şeklinde yapılır ve bazen skolyozun yoğunluğuna ve civar dokulara yaptığı baskıya göre birden fazla operasyon yapılması gerekebilir. Skolyoz tedavisinde çoğu zaman başarılı sonuç alınırken bazen skolyoz tam olarak yok edilemez ama hastanın daha rahat yaşamasına imkan verecek ölçüde düzeltebilir.

    Omurga cerrahisi ayrıca omurga enfeksiyonları için de kullanılan bir yöntemdir. Özellikle kazalar ya da yaralanmalar sonucunda omurgada oluşan enfeksiyonların derhal ortadan kaldırılması gerekir. Omurga civarında ya da direk omurgada oluşacak bir enfeksiyon omurilik yolu ile beyne taşınabileceği için hastanın hayatını tehdit edebilir ve bir an önce sonlandırılmalıdır.

    Omurga üzerinde oluşacak disk kaymaları ya da fıtık gibi şiddetli bel ağrısına sebep olacak rahatsızlıkların tedavisinde omurga cerrahisinden yararlanılır. bu gibi hastalıklar kişinin hem günlük hem de sosyal hayatını etkileyebileceği gibi aynı zaman da iş gücü kaybına sebep olur ve kişi çalışamaz hale gelebilir. Omurga hastalıkları derhal tedavi edilmeli ve tedavinin konusunda uzman hekimler tarafından tam teşekküllü bir hastanede yapılması gerekmektedir.
    ]]>
    Meme Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/meme-cerrahisi.html Sat, 08 Dec 2018 16:40:54 +0000 Meme Cerrahisi: Son yıllarda görülme sıklığı hızla artan meme kanseri ameliyatları için geliştirilmiş bir uzmanlık alanıdır. Ülkemizde bulunan meme cerrahları, bu konuda uzmanlaşan genel cerrahlardan oluşmaktadır. Meme Meme Cerrahisi: Son yıllarda görülme sıklığı hızla artan meme kanseri ameliyatları için geliştirilmiş bir uzmanlık alanıdır. Ülkemizde bulunan meme cerrahları, bu konuda uzmanlaşan genel cerrahlardan oluşmaktadır. Meme cerrahisinin önemi, ameliyatın teknik özelliğinden ziyade, hangi hastaya hangi ameliyatın yapılacağına doğru karar verilmesidir Bu nedenle cerrahın deneyimi büyük önem taşımaktadır. Meme cerrahisi ameliyatları temel olarak, memenin tümünün alınması  veya bir kısmının alınması şeklindedir. Memenin sadece bir kısmının alınmasına meme koruyucu cerrahi denmektedir. Bunların dışında, memedeki kanserin koltuk altı lenf bezlerine tutunma olasılığının araştırılması ve koltuk altındaki lenf bezlerinin cerrahi olarak çıkartılması gibi cerrahi ameliyatlarda vardır. 

    Meme Koruyucu Cerrahi: Işın tedavisi ile birlikte uygulanmaktadır. Belirli kriterleri taşıyan hastalarda uygulandığı zaman, memenin tümünün alınması ile aynı tıbbi sağ kalım sürelerini sağlamaktadır. Kanserin bulunduğu doku ile birlikte çevresinde yeterli miktarda sağlam dokunun alınması için yapılan cerrahi girişimdir. Tümör ile beraber ne kadar çok sağlam doku alınırsa aynı bölgede kanserin tekrarlama olasılığı o kadar azalmaktadır. Bunların dışında meme koruyucu cerrahi önerilmeyen durumlar da vardır. 
    • Meme kanserinin şekli invaziv lobuler karsinom ise bu hastalarda meme kanserinin tekrarlama olasılığı nispeten daha yüksek olduğu için önerilmemektedir. 
    • Genetik bir yapı değişikliği varsa meme koruyucu cerrahi yapılmaz. 
    • Lobuler karsinoma İnsitu olan hastalarda meme kanseri büyüme riski arttığı için önerilmemektedir. 
    • Memede saptanan tümör boyutu büyükse  veya meme küçükse, tümör çıkartıldıktan sonra geriye kalan memede yeteri kadar kozmetik görünüm olmayacağı için meme koruyucu cerrahi yapılmaz. 
    • Ailede meme kanseri öyküsü  olan hastalarda önerilmemektedir. 
    • Meme koruyucu cerrahi, ışın tedavisi ile birlikte yapıldığı için ameliyat sonrası hastaya ışın tedavisinin yapılamayacağı durumlarda meme koruyucu cerrahi yapılmaz. 
    •  Tümörün yapısında kanal içi kanserin  yoğun olduğu durumlarda önerilmemektedir.
    • Memede birden fazla bölgede meme kanseri varsa meme koruyucu cerrahi yapılmaz. 
    • Yaygın kireç çökeltileri varsa meme koruyucu cerrahi yapılmaz. 
    • İnflamatuvar meme kanseri olan hastalarda meme koruyucu cerrahi uygulanmaz.
    Memenin Tümünün Alınması: Yukarıda saydığımız durumlara uymayan hastalarda memenin hepsi alınır. Meme dokusu ile beraber meme derisi ve meme başı da alınır. Memenin tümünün alınması ile meme koruyucu cerrahinin yapılması arasındaki en büyük fark, aynı memede meme kanserinin tekrar meydana gelme riskinin daha düşük olmasıdır. Vücudun herhangi bir yerinde, meme kanserinin ameliyat sonrası görülme riski ise seçilen iki ameliyat tipinde de aynıdır.

    Lenf Bezleri Cerrahisi:  Memede saptanan kanserin koltuk altında bulunan lenf bezlerine gidip gitmediğine göre, hastalığın sınıflandırılması yapılır. Tedaviye de buna göre başlanır. Bu sebeple koltuk altı lenf bezlerinin incelenmesi çok önemlidir. Koltuk altı lenf bezlerine kanser hücreleri varmış ise, buradaki lenf bezlerinden vücuda yayılma olasılığı bulunur. Ayrıca burada kanser hücreleri büyüyüp yeni tümörler meydana getirebilir. Bu sebeple koltuk altı lenf bezlerinde kanser varsa, buradaki lenf bezleri mutlaka cerrahi olarak alınmalıdır.
    ]]>
    Endokrin Cerrahisi https://www.cerrahi.gen.tr/endokrin-cerrahisi.html Sun, 09 Dec 2018 05:29:02 +0000 Endokrin cerrahisi: Endokrin sistem iç salgı bezlerinin oluşturduğu önemli bir sistemdir iç salgı bezleri ise hormon sentez ve salgısı Yapan önemli bir organ olmakla birlikte hormonlar bu vücudumuzda Değişik aktivitelere hak Endokrin cerrahisi: Endokrin sistem iç salgı bezlerinin oluşturduğu önemli bir sistemdir iç salgı bezleri ise hormon sentez ve salgısı Yapan önemli bir organ olmakla birlikte hormonlar bu vücudumuzda Değişik aktivitelere hakim olur. Organların farklı tipleri üreme, büyüme ve gelişmeyi idare eder.

    Endokrinoloji nedir Endokrin cerrahisi olarak bilinen endokrinoloji: vücudumuzdaki hormonların salgılanmasına yardımcı olan iç salgı bezlerinin hastalıklarıyla uğraşan bir cerrahi  bir bilim dalıdır. Endokrin sistem Diğer adıyla hormon sistemi hipofiz bezi, tiroid, böbrek üstü bezi ya da diğer adıyla adrenal ile uğraşırlar. Yumurtalıklar hipotalamus ve testislerin algılamakta olduğu hormonlarla uğraşarak onların hastalıklarıyla ilgilenmektedir. Endokrinoloji metabolizma hastalığı olarak bildiğimiz şişmanlık ya da obezite şeker hastalığı, kemik erimesi, kolesterol ve ürik asit yüksek tanınması ve tedavisini yapmaktadır. Endokrinoglar salgı bezlerinin önemli ölçüde etkileyen virüsleri tanışmakla birlikte kanın vücudumuza karmaşık gelen ve birçok Yapı içeren hastalıkları nasıl tedavi edeceklerine dair bilgi verirler.

    Endokrinologlar ne yaparlar Endokrinologlar hormon düzensizliği ve hastalıklarına tanı koymak ve tedavisi için çözüm üretmek üzere eğitim almışlardır. Birçok farklı hastalıklarla ilgilenirler. Bazıları: şeker hastalığı, tiroid hastalıkları ,hormonların fazla üretilmesi sonucunda oluşan hastalıklar, menopoz ,hipotansiyon, yağ metabolizması ile ilgili hastalıklar, kısırlık, büyüme geriliği ,salgı bezlerinin tümörleri, metabolik bozukluklar, şişmanlık neden sadece birkaçıdır bunların tanısını koymak için ilk önce testler uygularlar;hormon testi olabilir ,kemik testi olabilir. Bunlar hastalığa göre değişiklik arz etmektedir.Endokrin sisteminin hastalıkları ve bozuklukları çeşitli alanlarda sınıflandırılmaktadır. endokrinologlar birden fazla hastalık üzerinde yoğunlaşabilirler. bazı hastalıklarının şöyle tanımlayabiliriz:
    Diyabet:Diğer adı şeker hastalığı olarak da halk arasında tanımlanmaktadır şeker hastalığı teşhisinde kan tahlili yeterli olarak görülür Çünkü Kandaki şeker miktarının fazla olması diyabet hastalığı olarak bilinir. Endokrinologlar diyabetik diyet ve ağızdan alınan ilaç yada insülin ile tedavi ederler.Tedavi uzun bir süreçtir.
    Tiroid: Tiroid Aslında enerji seviyesi ile ilgili problemleri den oluşmaktadır Bununla birlikte tanıların da kas sertliği kilo kontrolü sıcağı ya da soğuğa karşı tolerans problemleri yer almaktadır. Endokrinoglar tedavisinde tiroidin fazla ya da az olmasından kaynaklanan tiroid hormonunun fazlalığı ya da eksikliği olan hastaları tedavi  ederler.
    Obezite: Fazla kilolu ve şişman hastaların metabolik ve hormonal problemler nedeniyle endokrinologlar araştırarak tedavi sürecinin başlarlar obezite kişilerin vücut yağ endeks oldukça fazladır.Obeziteye adrenal bezi ve hipofiz bozuklukları sebep olabilir.
    Lipid bozuklukları: Bu hormonlar normal vücut yağ seviyelerini sağlamakta sorunlar yaşamaktadır. Halk arasında rastlanan lipit bozuklukları ise koruyucu kolesterol düşüklüğü, kolesterol fazlalığı, trigliserid fazlalığıdır. Yağları fazlalığı kalp hastalığının bacaklardaki dolaşımıyla ilişkilidir. Endokrinologlar, hipotiroidizm yani tiroid hormon azlığı ilaç kullanımı metabolik durumları saptamak için eğitim alırlar; bunların tedavisinde özel diyetler egzersiz ve ilaçlar hiperlipidemi bu bozukluğa uygulanabilecek yöntemlerdir.
    Hipertansiyon: Yüksek kan basıncı kalp hastalıkları için  bir risk durumundadır. İnsanlarda bulunan adrenal bezle sentezlenen bir hormon olan aldosteronun az olması nedeniyle yüksek kan basıncına sahiptir. Bu hastalıkların yaklaşık yarısının cerrahi müdahalelerle çıkarılabilecek dokuları vardır; cerrahi müdahaleyle tedavi edilebilir.
    Büyüme: İnsanlarda yeterli büyüme hormonu bulunmamasından etkilenir; çocuklarda ve yetişkinlerde bu sorun görülür. Büyüme hormonu eksikliği ol]]>