Cerrahi Türleri ve Özellikleri
13 Temmuz 2024

Cerrahi Türleri ve Özellikleri

Cerrahi

Cerrahi, tıp biliminin en eski dallarından biri olup, fizyoloji, anatomi ve patoloji alanlarında yaşanan bilgi artışlarıyla paralel olarak gelişmiştir. Kelimenin kökeni Arapça'da yaralanma, çürütme ve kabul etmeme anlamlarına gelen "cerh" kelimesine dayanmaktadır.

Cerrahinin Tarihi Gelişimi

Cerrahinin ilk dönemlerine bakacak olursak, milattan önce 3500'lerde Eski Mısır çağında önemli cerrahi müdahalelerin yapıldığını görürüz. Papirüsler üzerine yazılan belgeler, Eski Mısırlıların omurga, kafatası, yüz ve boyundaki kemik ezilmelerine müdahale ettiklerini göstermektedir. Daha sonra, hekimliğin babası olarak kabul edilen Hipokrat (M.Ö. 460-377), aynı zamanda ilk büyük cerrah olarak da tanınmaktadır. Apselerin nasıl temizlenebileceğini tarif eden Hipokrat, akciğerlerde meydana gelen iltihabın özel bir ameliyatla nasıl dışarı akıtılacağını da öğretmiştir.

M.S. 2. yüzyılda yaşayan Galen'in fizyoloji ve anatomi dallarında yaptığı çalışmalar da cerrahinin gelişmesi için büyük faydalar sağlamıştır.

Eski Türklerin teşkilatçı ve savaşçı bir millet olmaları dolayısıyla ordularda yaralananları tedavi etmek için cerrah bulundurmaları yaygındı. Uygur Türklerinin kanamaları önlemek amacıyla geliştirdikleri bazı ilaç tarifleri günümüze ulaşmıştır. Müslümanlığı kabul ettikten sonra Türkler, İslam uygarlığının cerrahi bilgilerini de öğrenmişlerdir. Türk-İslam medeniyetinin yetiştirdiği büyük cerrahlar arasında Buharalı bilgin, filozof ve hekim İbni Sina (980-1037) bulunmaktadır. İbni Sina, cerrahi müdahalelerin nasıl yapılması gerektiğini "El Kanun fit-Tıb" adlı eserinde en ince ayrıntılarına kadar anlatmış, ayrıca genel patoloji, anatomi ve fizyoloji üzerine olan incelemelerini açıklamıştır. Aynı eserinde, cerrahi müdahaleler sırasında hastanın acısını önlemek amacıyla banotu, afyon, sarı sabır gibi uyuşturucularla şarap verilmesini de tavsiye etmiştir.

Selçuklu Devleti ve sonrasında Osmanlı Devleti'nde tıbba verilen önemle birlikte cerrahi alanında da faaliyetler devam etmiştir. Fatih dönemi hekim ve cerrahlarından Altunizade ve onun talebesi Cerrah Ahi Çelebi (1436-1523) özellikle anılmaya değerdir. Yine aynı çağlarda hekimbaşı ve cerrah Giritli Nuh Çelebi, hekimbaşı büyük Hayrullah Efendi ve İsmail Paşa gibi çok değerli cerrahlar imparatorluk ahalisine hizmet vermişlerdir.

Günümüzde Cerrahi

Modern Türkiye'de "operatör" unvanını ilk defa Prof. Cemil Topuzlu (1868-1958) kullanmıştır. Modern anlamda ilk ameliyathane de yine bu ünlü Türk doktorunun çabalarıyla faaliyete geçmiştir.

Günümüz Türkiye'sinde beyin, açık kalp ve akciğer ameliyatları gibi pek çok önemli cerrahi müdahale büyük bir başarı oranıyla gerçekleştirilmektedir. Bugün, çağımızın son teknolojik imkanlarından faydalanan cerrahi bilim dalı, genel cerrahi dışında göğüs cerrahisi, beyin cerrahisi gibi alt dallara ayrılmış ve böylece araştırma ve ilerleme imkanları artmıştır.

Özellikle lazer teknolojisi ve robotik cerrahide yaşanan son yeniliklerle kapalı ameliyat olarak tabir edilen müdahaleler, hastaların iyileşme sürecini hem çok kısaltmış hem de ameliyat sonrası ağrılar gibi sıkıntıları asgari düzeye indirmiştir.

Sizden Gelen Sorular / Yorumlar

soru

Rauf

12 Temmuz 2024 Cuma

Cerrahinin kökeni Arapça'da cerh kelimesine dayanıyor mu? Bu kelimenin anlamları yaralanma, çürütme ve kabul etmeme mi?

Cevap yaz
1. Cevap
cevap

Admin

Rauf bey, cerrahi kelimesinin kökeni Arapça'da "cerh" kelimesine dayanıyor. "Cerh" kelimesi Arapça'da yaralama anlamına gelir. Bunun dışında, cerh kelimesi bazı bağlamlarda "yara" veya "yaralanma" anlamını taşıyabilir. Ancak "çürütme" ve "kabul etmeme" anlamları bu kelimenin yaygın kullanımları arasında değildir. Bu anlamlar muhtemelen başka kelimeler veya bağlamlarla ilişkilidir.

Soru Sor / Yorum Yap

şifre

Çok Okunanlar

İlginizi Çekebilir

Haber Bülteni

Güncel

Cerrahi Diş Çekimi

Cerrahi Diş Çekimi